2009 Aralık

  • Erkek Üreme Organları

    Erkek üreme organları

    Erkek üreme sisteminin dış organları penis, skrotum ve testislerdir. İç organlar ise vas deferens, üretra, prostat bezi ve seminal veziküllerdir. Erkeğin genlerini taşıyan sperm testislerde yapılır ve seminal veziküllerde depolanır. Cinsel ilişki sırasında sperm meni adı verilen bir sıvının içinde vas deferensten sertleşmiş penise taşınır.

    1. Penis (Kamış)

    Penis karın duvarına yapışık bir kök, orta bölüm olan gövde ve koni biçimli ucu olan glanstan oluşur. Glans penisin ucunda üretra (meni ve idrar taşıyan kanal) dışa açılır. Glans penisin tabanı korona olarak adlandırılır. Sünnet edilmemiş erkeklerde koronanın uzantısı olan sünnet derisi (prepusyum) glans penisi örter. Penis gövdesinin büyük bir bölümü erektil (sertleşebilen) dokudan oluşan üç silindirik alandan (sinüsler) meydana gelir. Büyük olan iki alan (korpus kavernosum) yanyanadır. Üçüncü sinüs olan korpus spongiosum (süngersi cisim) üretranın çevresini sarar. Bu alanlar kanla dolunca penis büyür, dikleşir ve sertleşir (ereksiyon).  

    2. Skrotum (Erbezi kesesi)

    Testisleri saran ve koruyan ince kırışık derili kesedir. Skrotum ayrıca testisler için bir ısı kontrol sistemi olarak görev yapar; spermlerin normal gelişmesi için testislerin vücut sıcaklığından biraz daha düşük ısıda (35ºC) olması gerekir. Skrotum duvarındaki kremaster kasları gevşeyip kasılarak testislerin serinlemesi için vücuttan uzaklaşmasını ya da ısınması ya da korunması için vücuda yaklaşmasını sağlar.

    3. Testisler (Erbezleri)

    Skrotumun içinde bulunan değirmi biçimli oluşumlardır; genellikle sol testis sağdakinden biraz daha aşağıdadır. Testislerin iki işlevi vardır: sperm yapımı ve testosteron (başlıca erkek seks hormonu) sentezi.

    4. Epididim

    Testislere bitişik olan epididim yaklaşık 6 metre uzunluğunda bir tüp yumağıdır. Testislerden spermi alır ve spermin olgunlaşmasına elverişli bir ortam yaratır. Sol testis sağdakine göre biraz daha aşağıdadır.

    5. Vas deferens (Meni kanalı)

    Epididimden spermi alıp taşıyan kordon benzeri bir kanaldır. Her bir testisten çıkan kanal prostatın arkasından yukarı çıkar ve üretraya girerek ejakülasyon kanallarını oluşturur. Vas deferense paralel giden kan damarları ve sinirler gibi diğer yapılar bir arada sperm kordonunu oluşturur.

    6. Üretra (İdrar Yolu)

    Bu kanal idrarı mesaneden aşağı taşıyan idrar yolunu ve üreme sisteminde meninin dışarı atıldığı bölümü oluşturur.

    7. Prostat Bezi

    Pelviste mesanenin hemen altında yer alır ve üretranın orta bölümünü çevreler. Genellikle ceviz büyüklüğünde olan bu bez yaşla birlikte büyür. Prostat ve üstündeki seminal veziküllerde spermin beslenmesini sağlayan bir sıvı yapılır. Bu sıvı spermin ejakülasyon sırasında içinde bulunduğu salgı olan meninin hacminin büyük bir bölümünü oluşturur. Meninin içerdiği diğer sıvılar vas deferens ve penis başındaki müköz bezlerden gelir.

  • Sorun Çözen Seks Poziyonları

    Seks pozisyonları Yeni hazlar tatma isteği, çoğu insanı cinsel birleşmede mümkün olabilecek yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeni hazlar alma isteğinden çok bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın, şişman eşler, sırt ağrısı olanlar, penisi kısa olanlar için ve partneri kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazm yaşamamış bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun sorununu çözmesin de, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir. image042 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıBAKİRELERE UYGUN POZİSYONLAR İlk kez ilişkide bulunanların çoğu “misyoner” pozisyonunu seçmektedir. Kadın sırtüstü yatmaktadır, partneri ile yüzyüzedir. Bakire kadın ve bakir erkekler için pozisyon ve şekli çok önemli değildir. Yaklaşım önemlidir.Yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön sevişme vajinanın kaygınlığını sağlar ve birleşme daha rahat sağlanır. gebe1 Sorun Çözen Seks Poziyonlarıgebe11 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıHAMİLE KALMAK İÇİN UYGUN POZİSYONLAR Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder. Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına rahat ulaşmasını sağlar. SORUNLU KİŞİLER İÇİN POZİSYONLAR sorun Sorun Çözen Seks PoziyonlarıKadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşme sağlar. sorun1 Sorun Çözen Seks Poziyonları Yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir. sorun3 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıKadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır. sorun4 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıBu yan yana pozisyon kadının istem dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur. Bir önceki pozisyonun devamı olarak önerilir. GEBELİK SIRASINDAKİ POZİSYONLAR gebe32 Sorun Çözen Seks Poziyonları Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklanmamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve karnın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir. Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine itmekten kaçınır.Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur. SIRT AĞRISI ÇEKENLER İÇİN POZİSYONLAR Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon. sirt Sorun Çözen Seks PoziyonlarıErkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. Sırt ağrısı çeken erkektir. sirt1 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıErkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. Sırt ağrısı olan erkektir. sirt2 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıKadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. Ağrısı olan kadındır. sirt3 Sorun Çözen Seks PoziyonlarıBir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. Ağrısı olan erkektir.

    VN:F [1.7.7_1013]
    Bu makale size ne kadar yardımcı oldu?

    Gelen Arama Terimleri:

    • poziyonları

  • Oral Seks (Ağız Yoluyla İlişki)

        oral 230x300 Oral Seks (Ağız Yoluyla İlişki)       Kişinin cinsel organlarına bir başka kişinin ağız temasını içeren bir ilişki olarak tanımlanabilir. Cinsel organlar ve ağız, insan vücudunun çok kolayca uyarılabilen iki erojenik bölgesidir ve bu nedenle, onların doğrudan temas haline getirilmesi çok doğaldır. Her ne kadar geçmişte oral sekse bakış açısı daha çok “kötü ve günah” izlenimi verse de günümüzde pek çok çiftin severek yaptığı ve beraber zevk aldıkları bir cinsel etkinlik olarak yer almaktadır. Gebeliğe neden olmaması ve bakireliğin önemsendiği toplumlarda bekâretin korunmuş olması oral seksi avantajlı hale getirmektedir. Fellatio (kadının erkeği uyarması, emmek): Bu terim, erkek cinsel organlarını emmek, yalamak, öpmek olarak tanımlanır. Birçok erkek, penisinin emilmesinden hoşlanır ve birçok kadın da eşini, bu yolla orgazma ulaştırmayı sever. Erkek dış cinsel organları temasa karşı son derece duyarlıdır ve dudaklar, dil, ılıklık ve kadının ağız içinin nemliliği cinsel uyarımın çok zevkli olmasını sağlar. Bir erkeğe oral seks yapan kadının, en çok dikkat etmesi gereken nokta, dişlerinin penisin herhangi bir yerine değmemesidir. Dudakların ve dilin hızlı, sert ve yavaş hareketleri çok etkili olabilir. Bazı kadınlar, ağzına erkeğin boşalmasından hoşlanırlar. Meni, yutulduğunda herhangi bir hastalığa yol açmayan zararsız bir sıvıdır. Ancak zührevi bir hastalık geçiren erkeğin menisinin yutulması, kadına da hastalık geçirebileceğinden dikkat edilmelidir. Cunnilingus (erkeğin, kadını ağzı ile uyarması): Erkeğin, kadının cinsel organlarını yalaması ve emmesi anlamına gelmektedir. Kadının dış cinsel organları ve çevresindeki alanlar, çoğunlukla vücudun en duyarlı, erojenik bölgeleri olarak tanıtılır. Bu bölgeler, hafif sıkmalarla ya da nazik ve tutkulu öpücüklerle düzenli olarak kolayca uyarılabilir. Böylece erkek, kalça içlerini, anüsle cinsel organlar arasındaki yeri ve anüsü yalayarak bir kadını kolayca coşturabilir. Dahası, klitoris gövdesini, iç dudakları öperek, emerek, yalayarak kadının coşkusunu yükseltebilir. 69 Yöntemi (karşılıklı uyarma): Bu sayı simgesel olarak, iki kişinin ters biçimde birbirine sarılıp yatmasını gösterir. Bu yöntemle eşler, ağız yoluyla aynı anda birbirlerinin cinsel organlarını yalayıp, emebilirler. Çiftleri aynı anda orgazma ulaştıran bir cinsel pozisyon ve cinsel faaliyettir. Kişiler oral sekste birbirlerine daha fazla zevk veren pozisyonları bulup geliştirebilirler

    Gelen Arama Terimleri:

    • seks pozüsyonları
    • oral seks yorumları
    • sesk pozusyonları
    • seks yorumları
    • ağız yoluyla cinsel ilişki
    • erkeğe oral seks
    • agiz yoluyla iliski
    • oral seks yorumlar
    • seks pozusyonlar
    • oral seks yorum

  • Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

    cinsel3 150x150 Cinsel Yolla Bulaşan HastalıklarBu hastalıklar kadın ve erkekleri, doğacak çocuklarını ve yakın çevrelerini etkiler. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan uzak durmak için bu hastalıkların neler olduğunu, nasıl korunulacağını ve belirtilerini bilmek gereklidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadınlara erkeklerden daha fazla etki yapar. Bu hastalıkların çoğu tedavi edilebilir. Tedavi edilmediklerinde ise, kısırlıktan ölüme dek pek çok olumsuz sonuca yol açabilirler. Anne karnındaki bebekler ya da yeni doğmuş çocuklar için de tehlike oluştururlar. Gonore (Bel soğukluğu) Erkeklerde sık ve yanmalı idrar yapma ve akıntı; kadınlarda akıntı, adet düzensizliği, sık ve yanmalı idrara çıkma belirtileriyle tanınır.Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık rastlanılanıdır. Karın içi iltihaplarına, kısırlığa ve üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadında, doğum kanalından bebeğe bulaşabilir. Yeni doğan bebekte körlük, zatürre gibi hastalıklara yol açar. Hastalık bulaştıktan 2-3 hafta sonra belirtiler başlar. Tedavisi kolay bir hastalıktır. Sifiliz (Frengi) Bütün vücudu etkileyen bir hastalıktır. Erken fark edildiğinde tedavi edilebilir. Annede varsa bebeğede geçebilir. Hastalığı yapan etkenin vücuda giriş yerinde şişkin ve ağrsız bir yara ile kendini belli eder. Tedavi edilmeyip ilerlerse,sinir sistemine zarar vererek körlüğe ya da sağırlığa yol açar. Kalp kasına zarar vererek kalp hastalıklarına neden olur. Vücudun çeşitli yerlerinde tümör oluşumuna ve ölüme neden olabilir. Şankroid (Yumuşak Çıban) Üreme organlarında ağrılı yaralarla kendini belli eder. Genellikle yaraya yakın kasıkta oluşan şişlikler zamanla büyür ve içindeki iltihap akar. Tedavisi kolaydır. Klamidya Kadınlarda sarı köpüklü bir akıntı ile kendini belli eder. Erkeklerde yanmalı idrara çıkma ve sarı akıntı ile belli olur. Kadınlarda karın içinde yaygın iltihaplanmalara yol açar. Bu durum kısırlığa, üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadınlarda yüksek ateş, düşük ve ölü doğuma yol açar. Doğum sırasında bebek, annenin doğum kanalından mikrobu alabilir ve akciğerlerinde ya da gözlerinde iltihaplar oluşabilir. Tedavisi kolaydır. Trichomonas Yeşil ve kötü kokulu bir akıntı ile belli olan bir hastalıktır. Kadında tüplerde iltihaplanmaya neden olarak geçici kısırlığa yol açabilir. Tedavisi kolaydır. Herpes (Genital uçuk) Üreme organlarında kaşıntılı ve ağrılı, uçuk şeklinde sivilceler görülür ve bunlar çok ağrılı yaralara dönüşür. Kendiliğinden iyileşir, ancak tekrarlar. Tedavisi zordur. İdrar yollarında hastalıklara, menenjite, kadınlarda rahim ağzı kanseri ve düşüklere neden olur. Bebek doğarken, doğum kanalından hastalığı alabilir. Gözleri, deriyi ve sinir sistemini etkiler, bebek ölümüne yol açabilir. Üreme organı siğilleri ve deri kabarıklıkları Dış üreme organlarında, haznede, makat ve idrar kanalının dışa yakın kısımlarında görülen, ağrısız, karnıbahar görünümünde et kümeleri belirtisi taşır. Tedavisi mümkün, ancak zordur. Tedavisi edilmezse kümeler büyüyerek çevre organlara zarar verir. Doğum yolunu, idrar kanalını, makatı tıkayabilir. Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir ve bebeğin solunum yolunda siğiller oluşarak solunum sıkıntısına yol açabilir. Hepatit – B Su ve besinlerle bulaşan sarılık tipleri olduğu gibi kan ürünleriyle ve cinsel temasla geçen sarılık türleri de vardır. Hepatit B bunlardan biridir. Karaciğerde büyüme ve hassaslık, idrar renginde koyulaşma ve sarılık, ateş, kusma gibi belirtileri vardır. Hastalığın salgın olduğu yerlerde aşı yapılabilir. Karaciğer iltihabı,siroz, karaciğerde kanser ve ölüme neden olabilir. Kesin tedavisi yoktur. Vücudu güçlendirici tedavi, hastalığın zararını azaltır. HIV-AİDS : Cinsel yolla bulaşan virüslerden biridir. HIV taşıyan kanla veya kana temas etmiş araçlar yoluyla da bir insandan diğerine geçebilir. Anneden bebeğe, hamilelik döneminde, doğum sırasında ya da sütle bulaşabilir. HIV vücuda girdikten 3 ay sonra ‘ELISA’ testi ile saptanır. İnsana bulaşan HIV virüsü bazen hiç hastalık yapmayabilir. Ancak virüsü taşıyanlar başkalarına bulaştırabilir. HIV’in neden olduğu hastalığa AIDS denmektedir. AIDS, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Vücudun mikroplara karşı korunma sistemini bozarak bütün vücudu etkiler ve başka hastalıkların oluşmasına neden olur. HIV vücuda girdikten 5-10 yıl sonra ortaya çıkabilir. Hastalığın çıkma belirtileri arasında sürekli halsizlik, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri, cinsel organlarda uzun süreli yaralar ve tedavi ile geçmeyen mantarlar, zatürre sayılabilir. Vücudu güçlendiren tedavilerle hastanın yaşamı uzatılır. HIV, virüsü taşıyan kişinin kullandığı klozet, bardak ya da çatıl, kaşık ile bulaşmaz. Virüs, tokalaşma, kucaklaşma, öpme ile bulaşmaz. Ancak ağzı ağıza öpüşmede kanamaya yol açacak sert öpüşmeler, ağızdaki yaralar, diş fırçalanması sırasında diş etlerinin kanamış olması bulaşmaya neden olabilir. HIV virüsü sivrisinek ya da böcekler vasıtası ile insanlara bulaşamaz. HIV virüsü, tükürük, gözyaşı, ter aksırık, öksürük, idrar ve dışkıyla bulaşmaz. Bulaşma yolları En sık görülen bulaşma yolu, korunmasız cinsel ilişkilerdir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunabilmek için, Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunabilmek için, ne şekillerde bulaştıklarını ve güvenli cinselliğin ne olduğunu bilmek gerekir. Cinsel ilişki sırasında, erkeğin penisinin veya kadının salgısının (hazne sıvısının) diğer eşin ağzı, vaginası veya anüsüyle teması, bulaşmaya neden olabilir. Kucaklaşma, sarılıp yatma, öpüşme, masaj, elle okşama ve mastürbasyon güvenli yollardır. En güvenli yol vaginal (penis-hazne ilişkisi), anal (arkadan ilişki) ve oral (ağızla) cinsel ilişki sırasında kondom (prezervatif) kullanmaktır. Penis vagina (hazne) ile temas ettiğinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklar meniden vagina dokusuna veya vagina salgısından penisteki idrar deliğinin uç kısmına bulaşabilir. Vaginada veya peniste yara varsa, bulaşma kan ile vagina dokusuna veya penisteki idrar deliğinin uç kısmına olabilir. Penisten akan sıvı veya meni ağızla temas ettiğinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma ihtimali vardır. Ağızda kanama veya yara varsa, bulaşma ihtimali artar. Aynı şekilde ağız, vagina salgısı ile temas ettiğinde de bulaşma olabilir. Ayrıca ağzın, cinsel organlar ve anüs çevresindeki deri ile temasında parazitler bulaşabilir. Anal (arkadan) cinsel ilişkide, cinsel yolla bulaşan hastalıklar meniden anüs dokusuna veya anüs dokusundaki kandan penisteki idrar deliğinin uç kısmına geçebilir. Frengi, Hepatit B ve HIV için diğer bir bulaşma şekli , kan yoluyla bulaşmadır. Hasta kişiden kan nakli, hastayla aynı iğnenin veya aynı traş bıçağının kullanılması mikrobun bulaşmasına neden olur. İyi temizlenmemiş manikür-pedikür araçları, diş ve kadın doğum muayenesi araçları da bulaşmaya yol açar. Korunma Yolları

    • Cinsel ilişki sırasında cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmayı sağlayacak tek yöntem kondom (prezervatif) kullanmaktır. Sperm öldürücü krem, köpük ve fitillerin (spermisitler) de bazı mikroplara karşı KISMEN koruyuculuğu vardır. Ancak bu maddeler tek başına korunmayı sağlamaz. Eğer spermisitler ve kondom birlikte kullanılırsa korunma oranı artar.
    • Cinsel ilişkide bulunmamak da bir korunma yolu sayılır.
    • Frengi, Hepatit B ve HIV için, kanla bulaşma yoluna dikkat edilmeli ve gerek kuaför ve berber salonlarındaki araç gerecin, gerekse eczane ve sağlık kuruluşlarındaki hizmet amaçlı araç gerecin temizliğinden emin olunmalıdır.
    • Özellikle üreme organlarında meydana gelen yara, bere, sivilce ya da kaşıntıyla oluşan tahrişlerin hemen tedavi edilmesi, bulaşma tehlikesini azaltır.
    • Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma tehlikesi, eş sayısında artışla birlikte artar. Paralı cinsel ilişkiye girenler, korunmak için daima kondom (prezervatif) kullanmalı ve bulaşmaya yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.
    • Korunma yollarından bir diğeri, aşağıdaki belirtileri tanımak ve kişide ya da eşinde görüldüğü taktirde, derhal bir sağlık kuruluşun başvurmaktır.
    NOT: CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIĞI OLANLARIN EŞLERİNİN DE MUTLAKA TEDAVİ EDİLMESİ GEREKİR. Belirtiler : Erkeklerde ;
    • Sık idrara çıkma ve idrarda yanma, ağrı
    • Penisten idrar sonrası veya sürekli akıntı
    • Penis yüzeyinde ağrılı ülserler ve kasıklarda elle hissedilen sertlikler
    Kadınlarda ;
    • İdrara çıkmada ağrı ve yanma, sık idrara çıkma
    • Hazneden koyu renkli ve kötü kokulu akıntı
    Her iki cinste ;
    • Cinsel birleşme sırasında ya da cinsel organlarda sürekli ağrı
    • Sık ölü doğumlar
    • Üreme organlarında siğiller
    • Üreme organlarında uçuğa benzer döküntüler, şiddetli ağrı
    • Makat veya perine (bacakların arasında kalan ve üreme organlarını örten kas dokusu) bölgesinde
    • Apseler
    • Düzenli aralıklarla tekrarlanan kanser taramaları (kadınlarda pap smear testi), erken teşhis için önemlidir.
    Yine çok bulaşıcı olan ve ölüme yol açan Hepatit-B virüsüne karşı aşılanma önemlidir. Her iki cinste de akıntılara dikkat etmek ve görüldüğünde hekime başvurmak gerekir. Erkekte ve kadında koyu renkli ve kokulu akıntılar cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtisidir. Beyaz ve kaşıntılı akıntılar ya da sırf kaşıntı, mantarların belirtisidir.

    Gelen Arama Terimleri:

    • korunmasız cinsel ilişki nelere yol açar
    • ters ilişki neye yol açar
    • cinsel yolla gecen sarılığın belirtileri
    • ters ilişki nelere sebep olur
    • smear testinde iltehap çık
    • sik iliski nelere yol acar
    • makattan ilişki ne hastalıklara yol açar
    • kadınla ters ilişkiye girmek ne gibi hastalıklara yol açar
    • hıv virüsü nelere yol açar
    • cinsel yolla bulaşan hastalıklaın belirtileri adet gecikmesi

  • AIDS

    aids1 150x150 AIDS Aids Hakkında Türkçesi “Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır. Bu virüsün 2 tipi vardır; HIV – 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV – 2 ise daha nadir olarak görülür, ancak batı Afrika da sık rastlandığı bildirilmiştir. AIDS, kişiyi hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sisteminin zayıflamasından dolayı ortaya çıkan hastalıklar kombinasyonu için kullanılan tıbbi bir tanımdır. Bağışıklık yetmezliği, HIV in neden olduğu enfeksiyon sonrası ortaya çıkar. Bu virüs insanın bağışıklık sistemini bozarak, vücudun normalde dirençli olduğu birçok hastalığa karşı kendini koruyamamasına neden olur. Bağışıklığını kaybetmiş olan insan vücudu, herhangi bir basit solunum yolu enfeksiyonuna, mantar enfeksiyonlarına ve benzerlerine kolayca yenik düşebilmektedir. AIDS, HIV enfeksiyonunun son safhasıdır. HIV / AIDS tüm dünyada hızla yayılmaktadır. Hastalığa ait özellikler;

    • Kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle hızla yayılabilmektedir.
    • Kadınlarda ve erkeklerde, yani her iki cinste de görülebilmektedir.
    • Her yaştaki insanlarda görülebilir.
    • HIV / AIDS in kesin tedavisi halen yoktur.
    • HIV / AIDS in henüz koruyucu bir aşısı da mevcut değildir.
    AIDS virüsünü kanında taşıyan kişi ya AIDS taşıyıcısı, ya da AIDS hastası konumundadır. AIDS taşıyıcısı olan bir kişi, hiç bir klinik belirti göstermeden toplum içinde yaşıyabilmektedir. Fakat, belli bir süre sonunda ( ortalama 2 -8 yıl ) taşıyıcı kişi, çeşitli klinik belirtiler göstererek AIDS hastası olmaktadır. AIDS hastasını bekleyen kesin son ise, ( tedavi edici bir ilaç bulunmadığı sürece ) ölümdür. HIV / AIDS ‘in Bulaşma Yolları
    1. Cinsel ilişki, kanında HIV taşıyan kişiyle cinsel ilişkide ( vajinal, anal veya oral ) bulunmakla HIV bulaşabilir.
    2. Kan yoluyla, HIV / AIDS li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir.
    3. HIV / AIDS li anneden gebeliği süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir. Daha az oranda olmakla beraber annenin bebeği emzirmesiyle ( anne sütüyle ) bebeğe HIV bulaşabilir.
    HIV Nasıl Bulaşmaz
    • El sıkışma
    • Sosyal öpüşme ( yanaktan yanağa )
    • Kucaklaşma
    • Başkasının giysisini giyme ile
    • Tükrük, göz yaşı, ter, öksürük, aksırıkla
    HIV bulaşması söz konusu değildir. Yiyeceklerle, aynı tabak, çatal, kaşık, bardak, aynı tuvalet ve banyoyu kullanma, telefon ve benzerlerini kullanmakla HIV / AIDS bulaşmamaktadır.Toplu taşıma araçlarında olduğu gibi ortak ve kalabalık mekanlarda bulunmakla da HIV / AIDS bulaşmaz. Sivrisinek ve her türlü böceğin sokmasıyla da HIV in bulaşmadığı kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalarla, hekim ve hemşirelerin olduğu kadar HIV / AIDS li hasta ve hasta yakınlarının da bu konudaki bilgilerinin genelde yetersiz oldukları saptanmıştır. Sağlıkla ilgili her konuda yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gereken hemşire ve yardımcı sağlık personeli yanında, hastalığın yayılmasında önemli rolleri olan taşıyıcıların da yayılma ve korunma yolları konusunda bilgi sahibi olması insani bir görev kabul edilmelidir.
    ]

«

»