<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CinselAsk.com &#187; Cinsel Eğlence Magazin</title>
	<atom:link href="http://www.cinselask.com/cinsel-yasam/cinsel-eglence-magazin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cinselask.com</link>
	<description>evlilikte cinsellik cinsel bilgiler cinsel yaşam seks pozisyonları islamda cinsellik gebelik hamile ilk gece kızlık zarı cinsellik ilişki rehberi cinsel sohbet</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jun 2011 19:32:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Erkeğinizi Siz Soyun</title>
		<link>http://www.cinselask.com/erkeginizi-siz-soyun.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/erkeginizi-siz-soyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2009 02:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğlence Magazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Erkeğinizi Kendiniz Soyun Sevişmeye başlarken kadınların erkeğini kendi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<strong>Erkeğinizi Kendiniz Soyun</strong>

<span class="content" style="color: #505050;">Sevişmeye başlarken kadınların erkeğini kendi eliyle soymasının yatakta yaşanacak mutluluğun anahtarlarından biri olduğu ortaya çıktı.. Erkeklerin çoğunun kıyafetlerinden kurtulmak için çok fazla ikna edilmesine gerek olmasa da seks sırasında partnerini yavaş yavaş ve şehvetli bir şekilde soymak kadınlara yatak odasında büyük bir ödül olarak geri dönebilir. </span>

<em>cinsellik.gen.tr</em>

<span class="content" style="color: #505050;">Buna göre eğer baştan çıkarmayı hızlandırmak istiyorsa bir kadının ilk yapması gereken erkeğini havaya sokmak olmalı. Bunun en etkili yolu ise tercihen daha önce özenle bir Atmosfer hazırlamak ve yatak arkadaşınıza çeşitli yollardan kur yapmak olacaktır.Artık kadının yatakta pasif olduğu günlerin sona erdiğini kabul edelim. Buna göre de kadının kontrolü </span><span class="content" style="color: #505050;">zaman zaman ele alıp erkeğin giysilerini  ağır ve seksi bir yol kullanarak çıkartması idealdir. Erkeğini soymanın kadınlar  için birçok faydası var. <span style="color: #000000;"> Kadın</span>lar bu yolla erkeğe yataktaki rüşdünü ispat edip onu kendi  ihtiyaçlarına yönlendirebilir. Ayrıca bu yolla çiftlerin kendi kendilerine  soyunarak başlattığı Mekanik sevişmeler de engellenmiş olur.</span>

<span class="content" style="color: #505050;">Uzmanlar da eşlerin  birbirini soymasının seks öncesi dokunuşları<span id="more-125"></span> artırarak vücutlar arsındaki  Elektrik alış - verişini başlatacağını belirtiyor. Bu temaslar sonucunda  çiftlerin daha fazla uyarılacaklarını ifade eden uzmanlar böylece kadınları  “orgazm olmama” sorunun da önlenebileceğinin de Altının çizmekten kaçınmıyorlar.  Uzmanlar arzu ve ihtiyaçları konuşmanın hala bir tabu olduğu ülkemizde erkekler  kadar cinsellikten haz almaya hakkı olan kadınların bu tür yollarla cesaret  kazanabileceğini de söylüyor.</span>

<em>cinsellik.gen.tr</em>
<p class="sayac_bilgi"></p>
<h4>Gelen Arama Terimleri:</h4><ul><li>kadınlar erkeğinizi siz soyun</li><li>sanalalem</li><li>şehvetli kadınlar</li><li>wwwsoyun lar</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/erkeginizi-siz-soyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsellik ve Cinsel Oyunlar</title>
		<link>http://www.cinselask.com/cinsellik-ve-cinsel-oyunlar.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/cinsellik-ve-cinsel-oyunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2008 20:41:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğlence Magazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel Oyunlar cinselask.com Cinsel istegin uyanmasi, ya da...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<strong>Cinsel Oyunlar</strong>

<em>cinselask.com</em>

Cinsel istegin uyanmasi, ya da cinsel cosku, erkek ve kadin vücutlarinin cinsel birlesmeye elverisli hale gelmesini saglar. Bu, bütün vücutta oldukça karmasik degisimlerin olmasi demektir.

Erkekte cinsel istegin uyandigini gösteren en belirgin dönüsüm, penisin sertlesmesi ve diklesmes...

Cinsel istegin uyanmasi, ya da cinsel cosku, erkek ve kadin vücutlarinin cinsel birlesmeye elverisli hale gelmesini saglar. Bu, bütün vücutta oldukça karmasik degisimlerin olmasi demektir.

Erkekte cinsel istegin uyandigini gösteren en belirgin dönüsüm, penisin sertlesmesi ve diklesmesi, kadindaysa dölyolu agzinin ve çeperinin nemlenmesidir. Ayni zamanda kadinin dis üreme organlari (dis ve iç dudaklar) siser ve klitorisi de iç dudaklarin arasindan görünür hale gelir.
Bu fizyolojik dönüsümlerin kaynagi beyindir. Açlik, susuzluk ve uyku istegi gibi cinsel istek de beyinden kaynaklanir. Cinsel arzu, beynin duygulari kontrol eden bölgesindeki bir merkezin uyarilmasiyla ortaya çikar. Beyindeki cinsellik merkezleri çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonlarin ve özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini harekete geçiirir ve böylece bir yetiskinin cinsel istek duymasi mümkün olur.

Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyaricilar fiziksel de olabilir psikolojik de. Insan hastaysa, sikintili ya da kaygiliysa, asiri alkol veya uyusturucu madde tüketiminden ötürü bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmis ve incitilmisse, cinsel istek duymasi da beklenemez. Buna karsilik, insanin sagligi yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir olumsuz ön yargisi yoksa ve özellikle birine asiksa, kendini "seksi" hissetme olasiligi da o kadar yüksek olacaktir. Cinsel istegi uyandiran etkenlerin basinda, cinsel organlarin ve erojen bölgelerin uyarilmasi gelir. Ama her iki cins de dogrudan bir fiziksel temas olmaksizin da uyarilabilirler. Cinsel istek ve heyecan çok zaman erotik hayal ve düsüncelerin ürünüdür.

Karsi cinsin yer aldigi bir erotik görüntü, bir resim, bir film de cinsel istegi uyandirir.
Erkekler kadar kadinlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal kosutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri farklidir. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kizlarinkinden daha güçlü gibi görünür. Ama yaslanmayla birlikte bu durum degisir. Orta yasa dogru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir cinsel deney yasamis kadinlarin cinsel istekleri erkeklerinkine esitlenir, hatta kimi zaman erkekleri asar. Bununla birlikte kadinlarla erkekler arasinda daha kalici bazi cinsel duyarlilik farklari da vardir. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha islektir: günün degisik zamanlarinda, yürürken, çalisirken, okurken de erotik hayallere dalabilirler.

Bu, olgun yaslarda kadinlarda da görülmekle birlikte<span id="more-122"></span> erkeklerde oldugu kadar sik degildir. Kadinin heyecanlanmasi için çogu zaman esinin orada bulunmasi, hatta oksama,
sarilma gibi ön oyunlarin baslamis olmasi gerekir.
Kisinin esiyle olan iliskisinin cinsel istege yansimasi açisindan da erkeklerle kadinlar arasinda fark vardir. Kadin da erkek de genellikle bir yabanci yerine,asik olduklari ya da sevdikleri biriyle sevismeyi tercih ederler. Ama ortalama erkegin, tanimadigi bir esten de zevk alma olasiligi kadinlara göre daha yüksektir: kadinlar için asil uyarici çogu zaman sevginin kendisidir. Çogu kadin, sevisme ve cinsel birlesmeye, sevilen ve güvenilen bir esle yasanmis güzel bir günün sonucu olarak, tamamlanmasi olarak bakar.

HAZ ILKESI

Seks kilavuzlarinda ve cinsel teknik kitaplarinda cinsel birlesme üç kisma ya da üç asamaya ayrilir. Birinci asama, cinsel istegin ve gerilimin artmasini saglayan öpüsme, oksama gibi "ask oyunlaridir"; buna, "Ön Oyunlar" da denir. Ikinci asama, cinsel birlesmenin kendisidir ("çiftlesme"), Üçüncü ise, eslerin orgazmdan sonraki cinsel davranislaridir; buna da "Son Oyunlar" denmektedir. Ilk bakista, böyle bir ayrim biraz mekanik görünebilir. Çogu kez bu asamalar arasinda kesin bir ayrim çizgisi yoktur. Birinden öbürüne geçis çok yumusak ve "tedricidir". Hatta bazen hiç bir ön oyuna gerek duyulmadan dogrudan dogruya birlesmeye geçildigi de olur: isyerlerinde, parklarda ve genel olarak uzun süreli bir sevismenin olanaksiz oldugu yerlerde yapilan birlesmeler zorunlu olarak bu türdendir.

Yine de üç kisimli sevisme semasinin bilimsel bir temeli oldugu kabul edilmelidir. Freud''a ve klasik psikanaliz teorisine göre, cinsel eylemin verdigi haz ikiye ayrilabilir:
(1) temas ve sevismenin baslangicinda gerilimin sürekli olarak artmasiyla saglanan "ön haz" ve (2) doyumun yani bosalma sonucu gerilimin azalmasinin getirdigi "son haz". Freud, öpüsme, sarilma, kucaklama gibi ön haz ögelerinin, çocuk cinselliginin yetiskin yasaminda da sürüp giden uzantilari oldugunu söyler. Bebeklerde ve çocuklarda cinsel haz, esas olarak cinsel organin disinda kalan erojen bölgelerden (agiz, makat, cilt yüzeyi) elde edilir. Daha sonra asil haz kaynagi olarak cinsel organ öne çikar ve diger erojen bölgeleri kendine bagimli kilar ama, bunlar da ikincil haz kaynaklari olarak varliklarini sürdürürler.

Freud''a göre, erojen bölgelerin uyarilmasindan alinan ön hazin yetiskinlerin cinsel yasamindaki islevi, gerilimi yeterli ölçüde arttirarak sonunda doyuma (orgazma) ulasilmasini saglamaktir. Ancak Freud''un bu açiklamasi, yine de kendi gelistirdigi haz ilkesi düsüncesiyle çelismektedir. Buna göre insan davranislarina yön veren temel ilke haz ve aci ikilemidir bu, özellikle yasaminin ilk yillarinda kisinin içgüdüsel gerilimlerden kaynaklanan aci ve sikintilardan kaçinmasina yol açar. Ama Freud''a göre cinsel gerilim, diger gerilim türlerinden farkli olarak aci degil, haz vermektedir.
Daha sonra, Freud''un ögrencilerinden Wilhelm Reich, bu görünürdeki çeliskiyi söyle çözmüstür; birlesmeden önceki ask oyunlarinda bir gerilim olusur; bu ask oyunlarinin ardindan su ya da bu biçimde bir doyum gelmedigi takdirde, her gerilim gibi bu da sikinti ve aci verecektir.

Ama doyumun saglayacagi hazzin beklentisi yalnizca gerilim yaratmakla kalmaz, ayni zamanda az miktarda bir cinsel enerjinin olusmasina yolaçar. Iste bu cinsel enerjinin verdigi kismi doyum ve büyük son haz beklentisi, baslangiçtaki gerilimin sikintisina agir basar ve cinsel coskuyu arttirir.
Reich, orgazmla saglanan hazzin yogunlugunun da, ön oyunlar sirasinda cinsel organlarda ve bütün vücutta biriken cinsel gerilim miktarinin büyüklügüne bagli oldugunu söylemektedir. Uyarilma ve gerilim ne kadar fazla, çikilan doruk ne kadar yüksek ve düsüs de ne kadar keskin ve siddetli olursa, alinan haz da o kadar büyük olacaktir. Öyleyse ön oyunlar cinsel yasamda vazgeçilebilecek bir lüks, çiftlesme edimine insanlarin sonradan kattigi bir eklenti degil, doyurucu ve bütünsel bir cinselligin zorunlu bir parçasidir.

ÖN OYUNLAR

Son yillarin cinsel özgürlük ortami, insanlari cinsellik konusunda daha çok bilgilenmeye yöneltti. 1960''larin sonuna dogru, çesitli cinsel teknik kitaplari ayin en çok satan kitaplari arasina girdi. Gerek Kama Sutra gibi çok eski klasikler (bu yapitin Milattan sonra 100 ile 400 yillari arasinda Hindistan''da yazildigi sanilmaktadir.) gerekse daha yeni ve daha ticari seks kilavuzlari, cinselligin de ögrenilmesi gereken bir sanat, bir teknik oldugu düsüncesini yansitiyordu.
Bir anlamda, sevismenin bir teknik oldugu dogrudur: bütün sanatlar gibi o da duyarlilik, incelik, beceri, hayalgücü ve yaraticilik gerektirir. Isini seven ve dikkat eden bir sanatkarin ürünleri nasil kaliteliyse, sevistigi kisiyi ve sevisme eylemini seven birinin aldigi ve verdigi haz da o ölçüde büyüktür. Üstelik bütün teknikler gibi ask teknikleri de zamanla gelisir. Ancak burada unutulmamasi gereken bir nokta vardir: cinsel uzmanlik her zaman iyi sevismek anlamina gelmeyebilir.

Nasil sanat, kullanilan tekniklerin toplamindan daha fazla bir seyse, kisisel bir üslup ve insani bir boyut içermek zorundaysa, doyurucu bir cinsel iliski de kullanilan ask tekniklerinin ötesinde bir seyi gerektirir. Insan en yeni seks kilavuzlarinda, Legman''in Oragenitalism adli kitabinda gösterilen 3780 çesit cinsel oyunu, ezberlemis olabilir ama bu cinsel yasaminin tekdüzelikten kurtulmasina yetmeyebilir. Bunun için esler arasinda uyum ve her iki esin de sevismeye ayni ölçüde katilmasi gereklidir. Kisinin kendine güvenmesi ve karsisindakinde de güven yaratmasi gereklidir. Ve herseyden çok esinin ruhsal durumuna, tepkilerine ve isteklerine karsi duyarli olmasi gereklidir.

Ünlü asik Kazanova kadinlari gerçekten sevdigini, onlara birer insan birer arkadas olarak baktigini söylemistir. Bu önemli bir noktadir, çünkü erkek egemenligine dayali toplumlarda ve özellikle çagimizin rekabetçi toplumlarinda her iki cinsten insanlar sevismeyi karsi cinse karsi bir savas alani olarak kullanabilmektedir. Bencilligin ve "fethetme" arzusunun saglikli bir cinsel yasamda yeri yoktur; cinsel teknik ne kadar gelismis olursa olsun, bencil ve saldirgan bir sevisme tarzinin esinizde yarattigi düs kirikligini silemez.
Cinsel tekniklerin sevismedeki rolü ; herseyden önce, degisiklik ve çesitlilik saglayarak cinsel birlesmenin tekdüzelesmesini önleyebilir. Eslerin deney yapmasini ve böylece kendilerindeki bir takim iç yasaklama ve tutukluklari asmalarini saglar.

Daha önce hiç tanimadiklari yeni doyum ve hazlari tatmalarina, kendi içlerindeki kesfedilmemis egilimleri bulmalarina yardimci olur. Çok abartmamak ve yukardaki uyarilari unutmamak kosuluyla, cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakilabilir. Nitekim Bati''da en çok begenilen seks kilavuzu da Dr. Alex Comfort''un Ask Sevinci: Sevismenin Yemek Kitabi adli yapitidir. Kuskusuz, nasil herkesin erojen bölgeleri ayni degilse, bazi teknikler ve oyunlar da bazi çiftlere digerlerinden daha çok zevk verecektir. Ayrica, kisilerin yas, kilo, boy uzunlugu ve genel saglik durumlarina göre, zevkle deneyebilecekleri oyunlar da degisik olacaktir.

Birçok çift, erotizmin bütün olanaklarini denemeden iliskilerini tamamlar. Oysa kisisel ve karsilikli arastirma yoluyla zaman içinde ask repertuvarini yenilemek hiç de yabana atilacak bir sey degildir. Elli yaslarinda oral seksin kesfedilmesi, insanin onyedisinde öpüsmede dilin kullanilabilecegini kesfetmesi kadar heyecan verici olabilir. Kuskusuz, hiç bir ask ölümsüz degildir; zamanla tutkular tükenir, aliskanliklar kemiklesir ve askin tersi demek olan tekdüzelik yerlesir. Iste o zaman cinsel teknik bilgisi, sönmüs bir aski yeniden alevlendirmez ama, iliskinin büsbütün çekilmez hale gelmesini önleyebilir, geciktirebilir.
Cinsel ön oyunlarin en önemli ögesi, esinizin cinsel bakimdan duyarli bölgelerini
- erojen bölgelerini - tanimak ve bunlari uyarmasini bilmektir. Cinsel birlesmenin "uyanma" evresinde esler birbirlerini sirayla ya da eszamanli olarak uyanrlar. Eger birbirlerinin gereksinimlerine karsi duyarliysalar ve birbirlerinin tepkilerini dogru yorumlayabiliyorlarsa, uyanma ve coskulanma tempolari hemen hemen birbirlerine esit olacak ve orgazma ayni anda ulasabileceklerdir.

ERKEKTEN KADINA

Çogu erkegin cinsel duyarligi üreme organlarinda toplanmis oldugu için, sevisme ilerledikçe kadinin bütün vücudunun tek bir erojen bölge haline geldigini genellikle farketmezler. Eger kadin zaten heyecanlanmamis ve arzulu degilse, ilk bastan dogrudan dogruya cinsel organlarin ve gögüslerin uyarilmasi ona fazla haz vermeyecek, hele hele erkegin sandigi gibi onun doruk noktasina çikmasina hiç yardim etmeyecektir. Kadinlarin cinsel coskulari agir agir artar. Baslangiçta hafif temas, oksama ve öpüsme cinsel heyecanin uyandirilmasi için en uygun yöntemlerdir; sevismenin basinda, erkegin temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve gögüsler) degil, ikincil olanlari (yüzü, boynu, kollari, sirti, belkemigini, kalçalari, ayaklari) uyarmasi dogru olur. Agiz son derece duyarli bir organdir ve temposu agir agir ama sürekli hizlanan bir öpüsme, özellikle tutuk kadinlarin rahatlamasi ve heyecanlanmasi açisindan yararli bir yöntemdir.

Kuskusuz burada kati ve genel bir kural yoktur; Çogu kadin yüzden baslayan ve boyundan gögüslere, oradan da daha asagilara agir agir inen bir uyarmadan hoslanir: buna karsilik ünlü Penthouse dergisinin cinsel danismani, Süperseks adli bir cinsel teknik kilavuzunun yazari, deneyimli fahise Bayan Xaviera de Hollander de ayaklardan baslayip yukari dogru çikan bir yaklasimi yüzde yüz daha heyecan verici buldugunu söylemektedir. Erkegin bunu kendisinin kesfetmesi ama ayni zamanda esine degisik yaklasimlari tatma firsatini da vermesi gerekir. Gögüsler de son derece duyarli organlardir; bu yüzden uyarilmalari kadar inciltilmeleri de kolaydir.

Erkegin bu bölgede biraz dikkatli olmasi ve kadin vücudunun diger bölgeleri için de geçerli olan su kurali özellikle gözönünde tutmasi gerekir: uyarma önce yumusak dokunma, oksayis ve öpüsler biçiminde baslamali ve basinç agir agir artmalidir. Erkek, esinin gögüslerinin ve diger bölgelerinin daha kuvvetli ve basinçli uyarmaya hazir hale geldigini, bu organlarin dirilesmesinden ve sertlesmesinden anlayabilir. Eger gögüsler ve gögüs uçlari yeterince dirilesmis ve sismisse, zaten uyarim ancak daha kuvvetli bir temasla devam edebilir . Ama kuvvetli temasin sertlik ve kabalik olmadigi da bilinmelidir. Isirmanin da ask oyunlarinda bir yeri vardir: biraz aci, duyulan heyecani arttirabilir ve coskulanma sürecinde, belli bir siddetin ( kabaligin degil ) olumlu bir etki yapacagi bir an gelir.

Ama eslerin bu türden isirma, vurma, tirmalama ve çimdikleme gibi temas biçimlerini vücutlarinin daha dayanikli bölgeleriyle, sirt, bacaklar, kalçalar ve omuzlarla sinirli tutmalari yerinde olur. Kadin yeterince uyarilmis ve heyecanlanmissa, dölyolu dudaklari da sisecek ve salgilamadan ötürü islanmis olacaktir. Erkek kadinin bu bölgesine yöneldiginde ilkin bütün bu alani yumusakça oksamasi ve ovmasi ve ancak bundan sonra dudaklari aralamasi gerekir. Özellikle hemen klitorisi uyarmaya geçmemelidir; bunun için dölyolu agzinin mutlaka islanmasini beklemek gerekir , çünkü kuru bir klitorisin ovulmasi kadina aci verebilmektedir. Eger kadinin cinsel organ bölgesi yeteri kadar islanmis degilse ya da kurumussa, uyarma sirasinda erkek, bir sivi da ( tükrük gibi) kullanabilir.

Cinsel birlesmeye geçmeden önce erkegin, dölyolu agzini ve klitorisi parmaklariyla uzunca bir süre uyarmasi dogru olur. Bunun en iyi yolu önce tüm avuçla ovmak, sonra da avuç yukariya gelecek sekilde orta parmakla veya iki parmakla dölyolunu uyarmaktir. Bazi çiftler, ellerin yapabildigi herseyi agzin ve dilin daha iyi yapabilecegi görüsündedir.
Cinsel organlarla agiz temasi, bir yasagin asilmasi duygusunu içerdiginden, en heyecan verici ön oyun tekniklerinden biridir. Ayni zamanda, bu iki organin temasi, hayvani bir cinsellikle sefkatin kaynasmasini temsil ettigi için, erkeklere de kadinlara da daha bütünsel bir haz vermektedir. Vücudun çesitli bölgelerinin öpülmesiyle baslamak, sonra da cinsel organa, dis ve iç dudaklara yönelmek ve klitorisin dille uyarilmasinin ardindan da dölyoluna hizli dil darbeleriyle girmek, kadinin orgazmdan önce en yüksek cinsel haz noktasina çikmasini saglayan yöntemlerden biridir.

KADINDAN ERKEGE

Görsel uyaricilar genellikle erkegi kadindan daha çok etkiler; bu, ön oyunlar sirasinda kadinin unutmamasi gereken bir noktadir. "Tahrik edici" giysiler ve tavirlar,
çiplaklik ya da yari giyiniklik, cinsel bölgelerin apansiz açilmasi ve bu türden bütün "bastan çikarici" davranislar, yorgun bir erkegi bile heyecanlandiracak cinsel tekniklerdir. Cinsel duygularin sözle belirtilmesi de kadinlar için oldugu kadar erkekler için de önemlidir. Bazi erkekler, penislerinin büyüklügü konusunda özelikle duyarlidir; bunu erkekliklerinin göstergesi olarak görürler. Bununla ilgili olarak kadinin söyleyecegi sözler, erkegin ön oyunlar sirasinda daha rahat, daha güvenli olmasini saglayacagi için aldigi hazzi da arttirir.

Erkeklerin cinsel duyarliligi daha çok cinsel organlar bölgesinde odaklanmistir. Vücutlarinin diger taraflari, kadinlarda oldugu gibi oksama ve uyarma karsisinda fazla duyarli degildir. Bu yüzden sevismenin baslangicinda kadinin dikkatinin erkegin bu bölgesinde toplanmasi yerinde olur. Baslangiçta kadin esinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumusakça oksayabilir; ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarima geçmesi gereklidir. Kadina, bir erkegi nasil uyaracagini tanisiklik ve deney ögretecektir. Eger bu yoksa, erkegin ona açikça yol göstermesinde bir sakinca yoktur. Çogu zaman deneysiz bir kadin esinin penisini bütün avucuyla ve sikica kavrayarak ve siddetle çekecektir. Bu, çogu erkegin tatsiz buldugu bir yöntemdir. Çok zevkli bir yöntem, penisin parmaklarla önce hafifçe sonra da kuvvetlice bastirilmasidir. Ama bunu yaparken erbezlerinin incitilmemesi gerekir.

Kadinin ayagiyla esinin penisini uyarmasiysa her iki taraf için de heyecan verici bir cinsel tekniktir. Bu baslangiçtan sonra kadin , yüzü erkege gelecek sekilde oturarak iki elini birden kullanabilir. Bu sekilde erkek de kadini görebilecek ve onu uyarabilecektir. Burada kadin bir eliyle penisin kökünü kavrayarak erkegin kasigina dogru hafif bir basinç uygulayabilir ve öbür eliyle de penisin basini sikarak, uyarabilir. Ya da tüm organi iki avucu arasinda ovabilir. Bazi erkekler de penislerini kadinin iki gögsü arasina sürtmekten haz duyarlar. Ancak bu arada kadin, sevismenin sürmesini istiyorsa, erkegin bosalma durumuna gelmemesine dikkat etmelidir.

Orgazm durumuna yaklasmis bir erkegin bosalmasini geciktirmenin en iyi yolu, penisin kökünde idrar kanalinin bulundugu yerin kuvvetlice sikilmasidir.
Kadin ayni seyleri agziyla da yapabilir. Bir çok evli erkegin fahiselerle iliski kurma nedeninin fellasyo arzusu oldugu söylenir:
erkek, evli, oldugu kadina söylemekten çekindigi ya da söyledigi halde reddedilmis olan fellasyo istegini para karsiliginda elde etmektedir. Agzin verecegi haz, bu organin son derece esnek bir yapida olmasindan kaynaklanmaktadir. Kadin bu arada dilini de kullanabilir.
<p class="sayac_bilgi"></p>
<h4>Gelen Arama Terimleri:</h4><ul><li>18 cinsel oyunlar</li><li>18 Cinsel Oyun</li><li>18 cinsellik oyunları</li><li>CİNSEL OYUNLAR 18</li><li>18 oyun cinsel</li><li>sevişme oyunları 18</li><li>18 cinsel oyunları</li><li>18 cinsellik oyunu</li><li>18 cinsellik oyunlar</li><li>18 sevişme oyunları</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/cinsellik-ve-cinsel-oyunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks ve Yatağımız</title>
		<link>http://www.cinselask.com/seks-ve-yatagimiz.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/seks-ve-yatagimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 22:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğlence Magazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/seks-ve-yatagimiz/</guid>
		<description><![CDATA[ Seks ve Yatağımız Mutlu bir cinsel ilişki için...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"> Seks ve Yatağımız</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Mutlu bir cinsel  ilişki için nelere dikkat edilmelidir? Cinsel ilişki, devam eden sağlıklı bir  evliliğin en önemli bölümünü oluşturur. Karşılıklı olarak tatmin edici bir  cinsel ilişki kendiliğinden otomatik bir şekilde olmaz. Çiftlerin emek harcaması  gerekmektedir. Kişiliğin diğer özellikleri gibi her bir eşin cinselliği de kişiye  özgüdür. Her bir eş cinselliğe yaklaşırken diğer eşe saygılı ve anlayışlı  olmalıdır.  Evlilikte cinsellik konusunda dikkat edilmesi gereken önemli  noktaları şöyle sıralayabiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial"> Parasal konulara dikkat etmelisiniz! Cinsellik ve evliliğin<span id="more-103"></span>  diğer bölümleri birbiri ile ilişkilidir ve birbirini etkileyebilir. Örneğin  parasal konulardaki sıkıntılar veya çatışmalar cinsel arzuların azalmasına sebep  olabilir. Kişisel inançlara saygı kesinlikle gösterin Cinsellikle ilgili olarak her bir  eşin kendisine göre neyin “doğru” neyin “yanlış” olduğu konusunda farklı  görüşleri vardır. Gerçek yaşamda, iki eşin arasında yaşadığı cinsel ilişkide  “doğrular” ve “yanlışlar” yoktur. Ancak her bir eşin kabul edilebilir veya kabul  edilemez davranışlar konusunda inançları vardır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Kişisel inançlara  anlayışla yaklaşılması ve saygı gösterilmesi gerekir, ancak bu çerçevede ortak  bir yol bulunabilir Yeniliklere açık olun! Her iki eşin karşılıklı anlaşması  üzerine, cinselliği rutin ve sıkıcı olmaktan kurtarmak için çaba sarf etmek  gerekir. Bu anlamda cinselliğinize yenilikler katmak iyi bir fikir olabilir.  Filmlerdeki cinselliğin etkisi altında kalmayın Mümkünse filmlerde veya pembe  dizilerde sunulan cinsellikten çok fazla etkilenmemeye çalışın. Sadece siz ve  eşiniz cinsel ilişkiniz için en tatmin edici ve kabul edilebilir olanı  bilebilirsiniz ve seçersiniz. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Kendi cinselliğinizi,  cinsellikle ilgili başkalarının “normal” saydığı filmlerde size sunulan  ‘sorunsuz’ ya da ‘ideal’ kalıplara uydurmaya çalışmayın. Eşinizi tanımaya  çalışın Çeşitli seks teknikleri öğrenmektense eşinizin cinselliği hakkında daha  fazla şey öğrenmeye çalışın. Kadınlık ve erkeklilik bir bilinmezliktir; bu  bilinmezlikle ilgili bir şeyler öğrenmeye açık olun ve birbirinize bu konuda  yardımcı olun. Cinselliği bir silah olarak kullanmayın Bazı çiftler, evlilikteki  diğer sorunları çözmek için seksi bir silah gibi kullanırlar ki bu yöntem  sorunların daha karmaşık bir hal almasına, büyümesine ve cinsel problemlerin  oluşmasına sebep olur. Cinsel hayatınızı eşinizle konuşun... </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Evlilikteki diğer  sorunlarda olduğu gibi tatmin edici sağlıklı bir cinsel ilişki de karşılıklı  komünikasyona bağlıdır. İlişkinizde karşılaştığınız sorunları bekletmeden  ertelemeden çözmeye çalışın ki dönüşümlü olarak cinsel ilişkinizi de  etkilemesin. İçinizde sizi kurcalayan sorunlar olduğu sürece romantik olmak ve  eşinizin cinsel arzularına karşılık vermek çok zordur. Seks hayatınızı eşinizle  konuşmaktan korkmayın. Sevdiklerinizi, sevmedikleriniz, isteklerinizi,  duygularınız, fantezileriniz eşinizle paylaşın. Paylaşın ve birlikte öğrenin.  Uzun ve sağlıklı bir evlilikte cinsel yaşamın rolü nedir? Sağlıklı bir evlilik  için beklentilerinizin gerçekçi olması gerekir. Genellikle, hepsi olmasa bile,  evliliklerden mitsel düzeyde beklentiler vardır. Eğer evlilik içindeki  gerçeklikler bu mitlerle uyuşmaz ise eşlerden biri veya her ikisi birden çok  büyük hata yaptıklarını düşünebilirler. İyi bir evlilik romantik mi olmalıdır?  Bütün ilişkilerin inişleri ve çıkışları vardır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Bazen evlilikteki  zorluklar romantik duyguların üzerini örtebilir. Bütün çiftlerin aşkı  hissedikleri ve yine bütün çiftlerin aşkı hissetmedikleri zaman vardır. Ama bu  sadece duygularda aşkı hissetmemek aşkın orada olmadığı anlamına gelmez.  Evlenilen kişinin bir başkasını mutlu etmek için ne gücü ne de yeterli yeteneği  vardır. Mutluluk kişinin kendi içinden gelir. Evlilik ilişkisinin, kişinin  mutluluğu ve kendisini iyi hissetmesi için yardımcı ya da destekleyici rolü  vardır ancak mutluluğun esas kaynağı değildir. Sadece sevgi bütün sorunların  üstesinden gelebilir mi? Evliliğin daima ilgiye ihtiyacı vardır. Evlilik ince  örülen bir oya işi gibidir. Bir gecelik bir iş değildir. İnce detayları vardır  ve hassas olmak gerekir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Eşler tutarlı ve  sürekli bir şekilde birbirlerinin ihtiyaçlarına ve beklentilerine hassas bir  şekilde yaklaşırlarsa ve ilişki içerisindeki değişikliklere adapte olabilirlerse  işte o zaman aşk ve sevgi süreklilik kazanır ve sorunlar daha kolay aşılır. Daha  sağlıklı bir cinsel birliktelikte o zaman ortaya çıkar. Bir eş ne kadar zeki  olursa olsun veya ne kadar güçlü kişisel özellikleri olursa olsun eşinin  beyninden geçenleri okuyabilmek gibi bir yeteneği olamaz. Duygusal, fiziksel,  sosyal ve finanssal ihtiyaç ve beklentiler açık bir şekilde sözel olarak  iletilmelidir. Eşin gerçekçi bir şekilde o ihtiyacı veya beklentiyi  karşılayabilme gücü varsa bunu gerçekleştirebilmek için önce böyle bir ihtiyacın  ve beklentinin varlığından haberdar olması gerekir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Evlilikteki çatışmalar  sevginin az olduğunu mu gösterir? Evlilikte çatışmalar ve kargaşalar  kaçınılmazdır ancak bu çatışmalar evliliğe zarar vermek zorunda değildir.  Eşlerin geçmişlerine, büyüdükleri ortamlara ve yaşadıkları olaylara bağlı olarak  farklı görüş açıları ve farklı duyguları vardır. Bu farklılıklar bir eşin doğru  diğerinin yanlış olduğu anlamına gelmez; sadece eşlerin birbirlerinden farklı  düşünce ve duygulara sahip oldukları anlamına gelir. Çatışmalar, eğer uygun bir  şekilde çözülürse, ilişki için sağlıklı bile olabilir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Çünkü eşler  birbirlerinden yeni fikirler ve yeni bakış açıları öğrenmiş olacaklar. Önemli  olan şudur ki iki farklı insanın uyum içinde birlikte yaşayabilmesidir. Bu bilgiler  ışığında eğer eşler kendilerini iyi bir ilişkinin dinamikleri hakkında eğitmek  için yeterince efor ve zaman harcarlarsa ve ilişkilerinde etkili ve doğru  iletişim tekniklerini kullanırlarsa yıllarca sürecek sağlıklı ve doyurucu bir  ilişki yaşama olasılıklarını ve şanslarını yükseltmiş olacaklardır.</span></p>
<p class="sayac_bilgi"></p>
<h4>Gelen Arama Terimleri:</h4><ul><li>islamdaseks</li><li>evlilikte seks pozisyonları</li><li>kaç çeşit seks vardır</li><li>EVLİLİKTE SEKS POZİZYONLARI</li><li>sekste mutlu pozisyonlar</li><li>sekspozizyonları</li><li>mutlu seks</li><li>mutlu seks pozi</li><li>www seks teknikleri</li><li>cinsel ilişki şekilleri kaç çeşittir</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/seks-ve-yatagimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Birleşme ve Zamanı</title>
		<link>http://www.cinselask.com/cinsel-birlesme-ve-zamani.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/cinsel-birlesme-ve-zamani.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 22:13:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğlence Magazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/cinsel-birlesme-ve-zamani/</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar cinsel birleşmede bulunmanin zamanini somut, pratik ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">İnsanlar cinsel  birleşmede bulunmanin zamanini somut, pratik ve sıradan gerekçelere göre  belirleyebilmektedir. Yeryüzünün hemen her yerinde kadin ve erkekler sevisme  zamani olarak genellikle geceyi seçerler. Bunun nedeni ise ancak gece oldugunda gündelik  kaygilardan uzaklasmak mümkün olur. Günün bu saatlerinde kisinin zorunlu olarak  yerine getirdigi görevler sona erer, haz alacagi bir baska konuya yönelebilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><em>cinselask.com</em></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">  Üstelik aile içinde gece, çocuklarin yattiklari, dolayisiyla ortadan  çekildikleri bir zamandir. Yalniz bu kuralin disinda kalan<span id="more-102"></span> bir grup vardir.  Bunlar, ögle yemegi saatlerinde eve giden esnaf ya da memur kisilerdir. Bu  erkeklerin kendilerine ve eslerine ögle yemegi ile birlikte cinsel doyum için de  bir firsat yakaladiklari bilinen bir gerçektir. Fakat böyle bir olanak ancak  yemek için bu zamani ayiran kimseler için söz konusudur. Toplumun daha üst  katmanlarinda yer alan is adamlari, yöneticiler,  ögle yemegi saatlerini de daha  çok is iliskilerine ayirmaktadir. Pazar günleri de çalisan insanlar için cinsel  birlesmeye ayrilmis bir gündür.  Pazar ögleden sonralari dinlenmeye  çekilindiginde ya da bu dinlenme gününün sabahinda yataktan geç kalkma sirasinda  yapilmis olan çocuklar az degildir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial"> Ortalama Avrupalinin haftada bir, Pazar  günleri cinsel birlesmede bulundugu, haftanin baska günlerinde ise gece 10-11  gibi erken saatlerde yatarak bir sonraki gününe hazirlanmayi seçtigi söylenir.  Cinsel birlesmenin sikligi konusunda tarihin çesitli dönemlerinde geçerli olmus  kurallarin, yasalarin ve din buyruklarinin yerini günümüzde tüketim toplumuna  özgü çalisma yasaminin kurallari almaktadir. Kinsey'in birlikte çalistigi ekibin  yürüttükleri arastirmalarda cinsel birlesme sikliginin bireylerin ait olduklari  yas grubuyla baglantili oldugu ortaya çikmisti. Yirmi yasinin altinda evlenmis  genç kadinlarda haftalik ortalama birlesme sayisi üç iken, otuz yasindakilerde  bu, haftada 2.2'ye, kirk yasindakilerde haftada bir buçuga, elli  yasindakilerdeyse haftada bire düsüyordu.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">
Altmis yasindakilerin ise yaklasik  olarak 12 günde bir cinsel birlesmede bulunduklari belirlenmisti. Bu sayilarin  tümü evli kadinlar için geçerli olmakla birlikte erkekler için söz konusu olan  sayilar bunlarin hemen ayniydi.
Yine Amerika Birlesik Devletleri'nde 1938  tarihinde Terman adinda bir arastirmaci tarafindan yürütülen bir çalismada  yirmibes yasinin altinda çiftlerin ayda 7'den fazla cinsel birlesmede  bulunduklari, buna karsilik otuzbes ile kirkdört yas arasinda bunun ayda dörde  düstügü, ellibesten yukari yastakiler arasinda ise ayda birden biraz fazla  oldugu gözlenmisti. Bu konuda yapilan arastirmalarda genellikle Anglo-Sakson  ülkelerinde yasayan kadin ve erkeklerin davranislari incelenmistir. Bu yüzden  elde edilen sonuçlarin tüm insanlar için geçerli olmayacagi düsünülmelidir.  Baska toplumlarda ve yeryüzünün baska bölgelerinde yasayan insanlarin cinsel  birlesme sikliginin kayda deger farkliliklar göstermesi dogaldir.</span>

<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">
Tarihin  geçmis dönemlerinde cinsel birlesme sikligi konusunda yasaklama getiren ilk  dinsel kisitlamalar arasinda Hindu'larin Manu yasalari gelir. Burada ayin sadece  iki haftasinin cinsel zevklere ayrilmasi gerektigi belirtilmektedir. Eski  çaglarin yasa yapicilarindan Zerdüst'e göre dokuz günde bir cinsel birlesmede  bulunulmaliydi. Ünlü Yunan yasa koyucusu Solon ise ayda üç defaya izin  veriyordu. Kuran, bu konuda haftada biri önermekte, Musevilerin Tevrat'i ise  kisilerin meslek ve yaslarina göre ayrintili tanimlamalarda bulunmaktaydi.  Tevrat, fazla bedensel güç harcamadan çalisan genç erkege günde bir cinsel  birlesme hakki tanirken, kendini bilime adamis bir kimsenin bu zevki ancak  haftada bir tadabilmesini öngörüyordu. Bu siralamada ortalama isçinin konumu,  haftada ikiyle belirlenerek ortalarda yer aliyordu. Yukaridaki saptamalari  "Cinselligin Riihbilimi" adli yapitinda alinti olarak veren Havelock Ellis,  cinsel birlesme sıklığının içinde yasanan ortamdaki cinsel uyarim miktariyla  orantili olacagi tezini ileri sürüyordu. Uyarimlar arttikça, kisilerin cinsel  birlesmede bulunma olasiliklari da artacakti. Ellis, yine ayni yapitin bir baska  yerinde birlesme sikligiyla ilgili kurallarin bütünüyle erkeklerce yaratilmis  kurallar olusuna dikkati çekiyordu. Eger tarih boyunca kadinlar da bu konuda bir  söz hakkina sahip olabilselerdi, cinsel birlesme sikligiyla ilgili kurallarin  çok daha büyük degiskenlik gösterecegi açikti. </span>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial">Örnek olarak da kocasina, hamile  olmadigi zamanlar ayda bir birlesme firsati taniyan kraliçe Zennube'den ve  evlilikte günde alti kezin en uygun oldugunu açiklayan bir Aragon kraliçesinden  söz ediyordu. Gerçekten de cinsel birlesmenin kadinda, erkekte oldugu gibi büyük  yorgunluga yol açmadigi konusundaki pek çok ortak görüsün isiginda, kadinlarin  cinsel birlesme açisindan çok farkli yetiler ortaya koyabildikleri  düsünülmektedir.</span></p>
<p class="sayac_bilgi"></p>
<h4>Gelen Arama Terimleri:</h4><ul><li>islamda cinsellik pozisyonları</li><li>cinsel birleşme</li><li>islami kurallara gore cinsel pozısyonlar</li><li>seksposuzyonlar</li><li>islamda cinsel günleri</li><li>ilkel insanlarincinsel</li><li>islamda gunler</li><li>islami kurallara göre cinsel ilişki</li><li>dinde birleşme</li><li>İslami kurallara göre seks pozisyonları</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/cinsel-birlesme-ve-zamani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinselliğin Yaşı</title>
		<link>http://www.cinselask.com/cinselligin-yasi.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/cinselligin-yasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2008 11:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğlence Magazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/cinselligin-yasi/</guid>
		<description><![CDATA[Cinselliğin Yaşı Varmıdır?  Libido - Cinselliğin Kaynağı Libido...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cinselliğin Yaşı Varmıdır? 

Libido - Cinselliğin Kaynağı

Libido diye adlandırılan, cinsellik dürtüsü insanı cinsel eylem arayışına iten ve aynen açlık, susuzluk, kendini koruma dürtüleri gibi çalışan bir "itici güçtür". Açlık, insanı gıda aramaya ve kendini beslemeye yöneltir ve amacı bedenin yaşamını devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu maddeleri almasını sağlamaktır. Benzer bir şekilde libido insanın kendi neslinin devamını sağlamaya yönelik olarak çalışır ve onu karşı cinsten biriyle birleşerek yeni bir canlı dünyaya getirmeye yöneltir.

Cinselliğin kaynağı elbette bu kadar basit tarif edilemez. Fakat "libidonun" başka<span id="more-100"></span> kaynakları da vardır: Cinsellik, kendini tatmin ihtiyacı, gevşeme ihtiyacı, zafer kazanma ihtiyacı, ait olma ihtiyacı, beğenilme ihtiyacı, hayran olunma ihtiyacı, karşı tarafı fethetmiş olma duygusu yaşamak amacına yönelik olarak başlatılabileceği gibi çok ileri durumlarda sadizm ve mazoşizm gibi eğilimlerin eyleme dönüştürülmesine yönelik de çalışabilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yaş ve İlişki Sıklığı&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sağlıklı bir erişkin 30-40 yaşları arasında haftada ortalama 1-4 kez ilişkide bulunur. Bu sabit bir sıklık değildir. Kişiden kişiye, aynı kişide farklı zamanlarda ilişki sıklığı geçici olarak artabilir veya azalabilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yaş ilerledikçe ilişki sıklığında azalma eğilimi gözlenir. Kişide cinsel ilişki sıklığını belirleyen, kişide cinsellik dürtüsünün doyurulma ihtiyacıdır. Yaşla birlikte sıklık azalmasına rağmen, cinsellik arzusunu doğuran kaynağın gücü aynıdır, ancak kaynağın doyurulma ihtiyacı azalır. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kadın Libidosu&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Libido kadında ergenlikten 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gebelik döneminde kadında gebeliğin farklı dönemlerinde libidoda önemli değişiklikler ortaya çıkar. Özetle gebeliğin ilk üç ayında gebeliğe henüz uyumun sağlanılmaya çalışıldığı dönemlerde kadınların önemli bir kısmında libidoda ve cinsel ilişki sıklığında azalma gözlenir. İkinci üç aylık dönem genellikle kadının gebeliğe uyum sağlamış olduğu, gebeliğin erken döneminde görülen bulantı, kusma ve halsizlik gibi şikayetlerinin azaldığı ve genel olarak anne adayının kendini en iyi hissetiği bir dönemdir ve libido sıklıkla artmış olarak geri döner. Son üç aylık dönemde ise rahimin büyümesinin yarattığı mekanik etkiye bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli rahatsızlıklar, yaklaşan doğumun özellikle ilk defa anne olacak kadında yarattığı endişe ve diğer etkenler libidonun genellikle tekrar azalmasına neden olur. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kadın menopoza girdiği andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın genital organlarında atrofi adı verilen değişiklikler meydana gelir. Vajina dokusu " width="100%" src="http://www.cinselask.com/wp-includes/js/tinymce/themes/advanced/images/spacer.gif" mce_src="http://www.cinselask.com/wp-includes/js/tinymce/themes/advanced/images/spacer.gif" height="10"&gt;

Erkek Libidosu

Erkekte libido 20-30 yaşlar arasında doruk noktasına çıkmış durumdadır ve bu dönemde cinsel ilişki sıklığı da en üst seviyededir. Erkek bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı olduğu sürece ileri yaşlara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Yaş ilerledikçe (70 yaş ve üzeri) doğal olarak ortaya çıkan değişiklikler ereksiyon etkinliğinin azalmasına neden olabilir.

Özetlemek gerekirse

Kadının menopoza girdiğinde cinsel yaşamının bittiği doğru değildir. Hem erkek hem de kadında libido her ne kadar yaşa bağlı olarak azalma gösterse de, çiftler sağlıklı oldukları sürece çok ileri yaşlara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yaşamaya devam edebilirler

<script type="text/javascript">        	//<!--  	edCanvas = document.getElementById('content');  		// If tinyMCE is defined.  	if ( typeof tinyMCE != 'undefined' ) {  	// This code is meant to allow tabbing from Title to Post (TinyMCE).  		if ( tinyMCE.isMSIE ) {  			document.getElementById('title').onkeydown = function (e) {  				e = e ? e : window.event;  				if (e.keyCode == 9 &#038;& !e.shiftKey &#038;& !e.controlKey &#038;& !e.altKey) {  					var i = tinyMCE.getInstanceById('content');  					if(typeof i ==  'undefined')  						return true;  					tinyMCE.execCommand("mceStartTyping");  					this.blur();  					i.contentWindow.focus();  					e.returnValue = false;  					return false;  				}  			}  		} else {  			document.getElementById('title').onkeypress = function (e) {  				e = e ? e : window.event;  				if (e.keyCode == 9 &#038;& !e.shiftKey &#038;& !e.controlKey &#038;& !e.altKey) {  					var i = tinyMCE.getInstanceById('content');  					if(typeof i ==  'undefined')  						return true;  					tinyMCE.execCommand("mceStartTyping");  					this.blur();  					i.contentWindow.focus();  					e.returnValue = false;  					return false;  				}  			}  		}  	}  		//" alt="Daha fazla..." title="Daha fazla..." class="mce_plugin_wordpress_more" name="mce_plugin_wordpress_more">  	</script>

<!--EndFragment-->  </script>
<p class="sayac_bilgi"></p>
<h4>Gelen Arama Terimleri:</h4><ul><li>cinsel ilişki kaç yaşına kadar sürer</li><li>erkeklerde cisellik kaç yaşına kadar devam eder</li><li>erkeklerin seksleri kaçyaşınakadar sürer</li><li>erkeklerde seks kaç yaşına kadar</li><li>erkeklerde cinsel hayat kac yasina kadar sürer</li><li>erkekler cinsel yaşamı kaç yaşına kadar sürer</li><li>sks kaç yaşına kadar sürer</li><li>cinsel yaşam kaç yaşına kadar devam eder</li><li>kadın kaç yaşına kadar seks</li><li>kaç yaşına kadar seks devam eder</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/cinselligin-yasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

