<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CinselAsk.com &#187; Cinsel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.cinselask.com/cinsel-yasam/cinsel-saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cinselask.com</link>
	<description>evlilikte cinsellik cinsel bilgiler cinsel yaşam seks pozisyonları islamda cinsellik gebelik hamile ilk gece kızlık zarı cinsellik ilişki rehberi cinsel sohbet</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jan 2010 10:41:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Vajina Enfeksiyonları (Vajinitler)</title>
		<link>http://www.cinselask.com/vajina-enfeksiyonlari-vajinitler.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/vajina-enfeksiyonlari-vajinitler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 13:22:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinsellik.gen.tr/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Vajina enfeksiyonu; vajinada kızarıklık, kaşınma, akıntı ve ağrıyla seyreden bir hastalıktır. Genelde vajinada normalde bulunan bakteri dengesinin bozulması yada bir enfeksiyon nedeniyle gelişir. Bazen menapozdan sonra, azalan östrojen seviyesi nedeniyle de gelişebilir.
En sık vajina enfeksiyonu yapan nedenler şöyledir;
    * Bakteriyel vajinitler: Bu tip vajinitler genelde normalde vajinada bulunan mikroorganizmalardan birinin aşırı çoğalması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajina enfeksiyonu; vajinada kızarıklık, kaşınma, akıntı ve ağrıyla seyreden bir hastalıktır. Genelde vajinada normalde bulunan bakteri dengesinin bozulması yada bir enfeksiyon nedeniyle gelişir. Bazen menapozdan sonra, azalan östrojen seviyesi nedeniyle de gelişebilir.</p>
<p>En sık vajina enfeksiyonu yapan nedenler şöyledir;</p>
<p>    <strong>* Bakteriyel vajinitler:</strong> Bu tip vajinitler genelde normalde vajinada bulunan mikroorganizmalardan birinin aşırı çoğalması nedeniyle gelişirler. Böylece buranın doğal dengesi bozulur. Bazen gebe kadınlar farkında olmadan bakteriyel vajinit geçirebilirler.<br />
    <strong>* Mantar enfeksiyonları</strong>: Aslında normalde burada bulunan Kandida albikans dediğimiz mantar bu tip vajinite neden olmaktadır. Yaklaşık olarak kadınların %75 i, tüm hayatları boyunca bu mantar enfeksiyonunu bir kez geçirirler.<br />
    <strong>* Trikomonas enfeksiyonu:</strong> Bir çeşit parazit olan bu mikroorganizma, genellikle cinsel yolla bulaşır.<br />
    <strong>* Atrofik vajinit:</strong> Menapozdan sonraki dönemde östrojen seviyesinin azalması ile oluşur. Vajina dokusu daha ince ve daha kuru hale gelir. Bu da kaşıntı, yanma ve ağrıya sebep olur.</p>
<p><strong>Belirti ve Bulguları Nelerdir?</strong></p>
<p>    * Vajinadaki akıntının renginde, kokusunda veya miktarında değişiklik olması</p>
<p>    * Vajinada kaşıntı yada rahatsızlık hissi</p>
<p>    * Cinsel ilişki <span id="more-249"></span>sırasında ağrı olması</p>
<p>    * Ağrılı idrar yapma</p>
<p>    * Hafif vajinal kanama olması</p>
<p>Ayrıca vajinitin tipine bağlı olarak da farklı belirtiler olabilir;<br />
Bakteriyel vajinitte kirli beyaz, kötü kokulu bir akıntı vardır. Bu koku bayat balık kokusu şeklinde tarif edilir ve cinsel ilişkiden sonra daha belirgin hissedilebilir. Mantar enfeksiyonunda ise kaşıntı daha fazla olur. Süt kesiği şeklinde koyu beyaz bir akıntı vardır. Trikomonas enfeksiyonu yeşilimsi, köpüklü bir akıntıya neden olur.</p>
<p><strong>Neden Olurlar?</strong></p>
<p>Bakteriyel vajinit, normalde vajinada varolan pek çok mikroorganizmadan birinin aşırı çoğalması nedeniyle olur. Vajinadaki iyi bakteri sayısı kötü bakteri sayısından fazladır. Bu durum tersine dönerse denge bozulur ve bakteriyel vajinit meydana gelir. Cinsel ilişkisi olanlarda geliştiği gibi cinsel ilişkisi olmayanlarda da gelişebilir.  Ancak yeni veya birden fazla cinsel partneri olanlarda, doğum kontrolü için rahim içi araç (spiral) kullananlarda risk biraz daha fazladır.</p>
<p>Mantar enfeksiyonu, iç ve dış etkenlerdeki bir takım değişiklikler nedeniyle gelişebilir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak değerlendirilmez. En sık nedeni olan kandida albikans mantarı, vajinanın dışında nemli olan ağız içi, deri katlantı yerleri yada tırnak yatağında da enfeksiyona neden olabilir. Bebeklerde pişik nedeni de olabilirler.</p>
<p>Mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran nedenler şöyledir;</p>
<p>    * Antibiyotik ve kortizon tedavisi<br />
    * Kontrol altına alınmamış şeker hastalığı<br />
    * Hormonlardaki değişiklik (gebelik, menapoz yada doğum kontrol hapları nedeniyle olabilir)<br />
    * Köpük banyoları, vajinal kremler, nemli ve dar kıyafetler her ne kadar vajinal enfeksiyona neden olmasalar da buna karşı olan hassasiyeti artırabilirler.</p>
<p>Trikomonas enfeksiyonu ise bu enfeksiyonun olduğu bir kişiyle cinsel ilişki kurulmasıyla geçer. Genelde erkeklerde fazla bir şikayete yol açmaz.</p>
<p><strong>Enfeksiyon Olmadan Gelişen Vajinitler</strong></p>
<p>Burada her hangi bir mikroorganizma olmadan vajina kızarır ve kaşınır. Vajinal spreyler, parfümlü sabunlar, deterjanlar nedeniyle alerjik reaksiyon gelişir. Ayrıca menapozdan sonra hormon seviyesinin azalması nedeniyle vajinadaki kuruluktan da kaynaklanabilir.</p>
<p><strong>Tanı Nasıl Konur?</strong></p>
<p>Doktorunuz size bir takım sorular sorup, muayene edecektir. Gerekirse akıntıdan örnek alarak hangi tür mikroorganizma olduğunu araştıracaktır.</p>
<p><strong>Başka Sorunlara Yol Açar mı?</strong></p>
<p>Genelde ciddi problemlere neden olmazlar. Ancak gebe kadınlarda bakteriyel yada trikomonas vajiniti erken doğuma ve düşük doğum ağırlığına neden olabilirler.</p>
<p><strong>Tedavi Nasıl Olur?</strong></p>
<p>Tedavi seçenekleri nedene bağlı olarak değişecektir.  Mikroorganizmayı öldürecek hap, fitil, krem kullanılabilir. Enfeksiyon dışı nedenlerde östrojen eksikliğine bağlıysa östrojenli kremler, alerjiye bağlıysa alerji yapan maddeden uzak durularak tedavi yapılacaktır.</p>
<p><strong>Nasıl Önlenir?</strong></p>
<p>Vajinanın temizliğine dikkat edilerek vajinitin tekrarlaması önlenebilir. Tuvalet temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır. Bu şekilde dışkıdaki bakterilerin vajinaya bulaşması önlenir. Banyodan sonra dış genital bölgedeki sabun artıkları iyice durulanmalıdır. Vajina, normal banyonuzun dışında başka bir temizlik istemez. Vajinal duş yapılması burada yaşayan normal organizmaları uzaklaştırarak enfeksiyona zemin hazırlayacaktır.</p>
<p>    * Alerji yapabilecek tampon veya pedler kullanılmamalıdır.</p>
<p>    * Prezervatif kullanılarak cinsel yolla geçen mikroorganizmalardan korunulmalıdır.</p>
<p>    * Pamuklu iç çamaşır kullanılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/vajina-enfeksiyonlari-vajinitler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jinekolojik Muayene</title>
		<link>http://www.cinselask.com/jinekolojik-muayene.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/jinekolojik-muayene.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 13:12:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinsellik.gen.tr/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[Jinekolojik muayene, üreme organlarına bakılmasına ve bunların elle kontrol edilmesine dayanan bir muayene şeklidir. Çoğu kadın için oldukça rahatsız edici ve utandıran bir durum olsa da aslında çok basit bir olaydır. Jinekolojik muayene sırasında doktorunuzun neleri araştırdığını bilirseniz kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.
Ayrıca muayene sırasında, her zaman olmasa da, rahim ağzı kanserini araştırmak için Pap smear [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jinekolojik muayene, üreme organlarına bakılmasına ve bunların elle kontrol edilmesine dayanan bir muayene şeklidir. Çoğu kadın için oldukça rahatsız edici ve utandıran bir durum olsa da aslında çok basit bir olaydır. Jinekolojik muayene sırasında doktorunuzun neleri araştırdığını bilirseniz kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.<br />
Ayrıca muayene sırasında, her zaman olmasa da, rahim ağzı kanserini araştırmak için Pap smear testi de yapılır.</p>
<p><strong>Jinekolojik Muayene Kimlere Yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Bütün kadınlara, şikayeti olsun olmasın, rutin olarak yapılması gereken bir işlemdir. İlk muayenenin genelde, cinsel aktivitenin başladığı ilk üç sene içinde veya 21 yaşında olması gerektiği konusunda fikir birliği vardır. Ne kadar sıklıkta olması gerektiğini size doktorunuz söyleyecektir, ancak genelde senede bir defa olması yeterlidir.</p>
<p><strong>Jinekolojik Muayeneye Nasıl Hazırlanmalıdır?</strong></p>
<p>Bunun için gerekli özel <span id="more-248"></span>bir hazırlık yoktur. Ancak vajinal kanamanızın olmadığı bir gün olması tercih edilir.</p>
<p><strong>Jinekolojik Muayene Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>Jinekolojik muayene, doktorunuzun muayenehanesinde, birkaç dakika içinde gerçekleştirilir. Muayene sırasında spekulum adı verilen alet kullanılır. Bu aletle daha içerdeki kısımlara bakılarak, enfeksiyon yada kanser gibi tedavi gerektirecek hastalıklar araştırılır.<br />
Jinekolojik Muayene Sırasında Neler Yapılır?<br />
Genellikle doktorunuz basamak basamak size neler yapılacağını anlatacaktır. Öncelikle iç çamaşırlarınızı çıkarmalısınız. Ardından rahat etmeniz açısından sarınabileceğiniz bir çarşaf veya kıyafet verilir. Jinekolojik muayeneye geçmeden önce doktorunuz kalp ve akciğerlerinizi dinleyip, meme muayenesini yapabilir. Daha sonra muayeneye geçmek üzere, jinekolojik masaya uzanmanız istenir. Masanın köşesinde yer alan, ayaklarınız yukarı kalkacak şekilde dizleri alttan destekleyen metal çubuklara yerleştirilir. Vücudunuzun alt kısmını, masanın en uç kısmına kadar kaydırmanız ve bacaklarınızı dizlerinizden dışarı doğru ayırmanız istenir. Doktorunuz önce dış kısımlara bakarak herhangi bir anormallik, akıntı ve şişlik olup olmadığına bakacaktır. Daha sonra vajinanıza spekulum ile bakacaktır. Spekulum, vajinal kanalınızı açmaya yarayan, ördek gagasına benzeyen, metal veya plastik yapıda olan bir alettir. Bu aleti yerleştirmek bazı kadınlar için rahatsız edici olabilir. Mümkün olduğu kadar gevşek ve rahat olmak bu rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olacaktır. Ancak yine de ağrı hissediyorsanız bunu doktorunuza söylemeniz gereklidir. Eğer Pap smear testi de yapılacaksa spekulum çıkarılmadan önce rahim ağzından örnek alınıp, daha sonra spekulum çıkarılacaktır. Spekulum çıkarıldıktan sonra karın alt bölgesindeki iç organların muayenesi yapılacaktır. Rahim ve yumurtalıklar görülemeyeceği için, elle hissedilerek anormal bir yapı olup olmadığı kontrol edilir. Bunun için eldiven takılarak, kayganlaştırıcı bir madde ile vajinadan iki parmak sokulur. Diğer el, karın alt kısmına hafifçe basılarak rahim ve yumurtalıkların yapısı kontrol edilir, hassasiyet veya anormal bir yapı var mı bakılır. Bazen bu vajinal muayenenin ardından, makattan da muayene gerekebilir.</p>
<p><strong>Jinekolojik Muayenenin Ardından Neler Yapılır?</strong></p>
<p>Jinekolojik muayenenizin bitmesinin ardından giyinebilirsiniz. Doktorunuz size muayene sonucunda anormal bir durum olup olmadığı konusunda bilgi verecektir. Pap smear testi yapıldıysa, bunun sonucu birkaç gün sonra çıkacaktır. Gerekli başka işlemler de varsa bunu size doktorunuz söyleyecektir. Yoksa tekrar jinekolojik muayene kontrolüne ne zaman gelmeniz gerektiği konusunda bilgi verecektir.<br />
Düzenli aralıklarla jinekolojik muayene yaptırmak, sağlıklı kalmanız ve eğer herhangi bir probleminiz tespit edilirse de erken tedavi yaptırmanız açısından oldukça önemli olduğunu lütfen unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/jinekolojik-muayene.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal Kuruluk ve Kayganlaştırıcılar</title>
		<link>http://www.cinselask.com/vajinal-kuruluk-ve-kayganlastiricilar.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/vajinal-kuruluk-ve-kayganlastiricilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 21:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal Kuruluk ve Kayganlaştırıcılar
Cinsel yönden aktif olan her kadın zaman zaman vajinal kuruluk problemi yaşar. Vajinal kuruluk varlığında cinsel ilişki bir keyif kaynağından çok acı ve stress nedeni haline gelir. Kadınlar erotik uyarılara bazı cevaplar verirler. Nefes alış verişin hızlı ve derin hale gelmesi, ciltte sıcaklık hissi ve kızarma, meme uçlarının belirginleşmesi, klitoris ve vulvada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vajinal Kuruluk ve Kayganlaştırıcılar</strong></p>
<p>Cinsel yönden aktif olan her kadın zaman zaman vajinal kuruluk problemi yaşar. Vajinal kuruluk varlığında cinsel ilişki bir keyif kaynağından çok acı ve stress nedeni haline gelir. Kadınlar erotik uyarılara bazı cevaplar verirler. Nefes alış verişin hızlı ve derin hale gelmesi, ciltte sıcaklık hissi ve kızarma, meme uçlarının belirginleşmesi, klitoris ve vulvada şişme cinsel uyarı karşısında ortaya çıkan değişikliklerdir. Kadınların pek çoğu erotik uyarılar karşısında vajialarında da bazı değişiklikler hissederler. Uyarı ile birlikte vajina yukarıya doğru kalkar ve boyu hafifce uzar. Ayrıca vajina duvarlarında &#8220;terleme&#8221; yani salgı olur.</p>
<p>Lubrikasyon ya da kayganlaşma adı verilen bu durum vajina duvarlarını oluşturan hücre tabakalarından kaynaklanır. Sıvı ciltten olan terlemeden farklıdır ve bilimsel olarak modifiye plazma transüdasyonu olarak isimlendirilir. Bu sıvı AIDS&#8217;de dahil olmak üzere pek çok değişik virüs içerebilir. Bu nedenle partnerin dikkatli olması gereklidir. Bu sıvının yutulması ya da cinsel fantazi oyuncaklarının ortak kullanımı virüsün bulaşmasına neden olabilir.</p>
<p>Sıvının ve lubrikasyonun asıl amacı cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak ve spermlerin rahim içine doğru ilerlemesine yardımcı olmaktır. Pek çok kişi vajinadaki bu ıslaklığı kadının uyarılması ve cinsel ilişkiye hazır olması ile ile eş anlamlı olarak görür. Oysa bu yanlıştır. Kadınlar bazen cinsel olarak uyarılmadıkları halde vajinaları ıslanabilir ya da tam tersi olarak vajina ıslanmadan da uyarılmış olabilir. Aşırı salgı zaman zaman problem olabilmekle birlikte asıl sorun yeteri kadar ıslaklığı sağlanamadığı durumlarda yaşanmaktadır.<br />
<em>cinsellik.gen.tr</em><br />
Bazı kadınlar yeteri kadar uyarılmadığı için kur kalırken bazılarında ise kuruluğun nedeni stress ya da gerginliktir. Öte yandan tampon kullanımı, diğer temizlik malzemeleri, ya da vajinal duş da kuruluğa neden olabilmektedir. Benzer şekilde alerji ilaçları ile psikiyatrik sorunlarda, kalp damar hastalıklarında ya da diğer bazı durumlarda kullanılan ilaçlar da kuruluğa yol açabilir. Nadiren doğum kontrol hapları da benzer bir etki yaratabilir.Temel olarak bakıldığında kan östrojen hormonundaki dalgalanmalar kuruluğun temel nedenidir.</p>
<p>Menopoz da vajinal kuruluğun önemli ve sık karşılaşılan bir nedenidir. Üreme çağının sonlarında azalan östrojen hormonuna bağlı olarak vajinal dokular incelir ve esnekliği azalır. Buna paralel olarak dokuların sıvı üretme yeteneği düşer.</p>
<p>Özetleyecek olursak kuruluğa yol açan nedenler<span id="more-124"></span></p>
<p>    * adet siklusunun dönemleri<br />
    * gebelik<br />
    * doğum sonrası<br />
    * emzirme dönemi<br />
    * stress dönemleri<br />
    * prezervatif kullanımı<br />
    * tampon kullanımı<br />
    * vajinal duş<br />
    * ilaçlar<br />
    * menopoz</p>
<p>Vajinal kuruluğun en kolay ve etkili çözümü lubrikan yani kayganlaştırıcılardır. Piyasada bu amaçla satılan pek çok ürün bulunmaktadır. Bu ilaçların çoğu kokusuz, tatsız ve sterildir. Yine bu ilaçların hemen hepsi hipoalerjeniktir. Kendinize uygun olan lubrikanı değişik markaları deneyerek kendiniz bulmalısınız. Lubrikan seçerken dikkat etmeniz gereken bazı hususlar vardır:</p>
<p>1) Her zaman suda çözünen lubrikanları kullanın. Petrol bazlı vazelin gibi kayganlaştırıcıları asla ve asla kullanmayın. Bunlar hem enfeksiyona olan eğilimi arttırırlar hem de içerdikleri maddeler prezervatiflerin dayanıklılığını azaltırlar. Öte yandan vajinada irritasyona neden olabilirler.</p>
<p>2) Nemlendirici, anti-irritan ve kurutma tozları arasındaki ayrıma dikkat edin. Pek çok markanın değişik amaçlarla kullanılan farklı ürünleri vardır. Anti-irritan kremler sadece dış bölgelerde kullanılır ve vulvadaki ağrı ve kaşıntıyı giderirler. Bu ilaçlar asla vajina içinde kullanılmazlar. Bazı toz ve pudralar ise sadece aşırı salgı olan kadınlarda salgıyı absorbe etmek için kullanılırlar.</p>
<p>3) Unutmamanız gereken bir başka nokta ise aksi belirtilmediği sürece bu tür kayganlaştırıcıların hamilelikten koruyucu etkisinin olmadığıdır. Yine bu maddeler cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaz. Sadece nonoxynol adı verilen maddeyi içeren maddeler sperm öldürücü özelliğe sahiptir. Ancak bu madde de vajina için irritan bir maddedir ve enfeksiyon riskini arttırır.</p>
<p>Kayganlaştırıcılara ek olarak pelvik kasların güçlü tutulması bölgeye olan kan akımını arttırarak sıvı üretimine destek olabilir. Bu amaçla Kegel egzersizleri yapılabilir. Kegel egzersizlerini öğrenmek için tuvalette otururken idrar yapmaya başlayın ve idrar akımı devam ederken durdurmaya çalışın. Daha sonra bu hareketleri mesaneniz boşken yapın. Kasları kasın ve üçe kadar sayın. Buna kalsarın yorulduğunu hissedene kadar devam edin. Kegel egzersizlerini her gün günde 2 defa yapın. Birkaç hafta içinde cinsel yaşantınızdaki değişmi fark edeceksiniz. </p>
<p><em>&#8220;Bu yazı Dr. Alper Mumcu&#8217;dan (www.mumcu.com)  alınmıştır&#8221; </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/vajinal-kuruluk-ve-kayganlastiricilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet (Regl) Öncesi Gerginlik</title>
		<link>http://www.cinselask.com/adet-regl-oncesi-gerginlik.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/adet-regl-oncesi-gerginlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 21:26:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinselask.com/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Adet (Regl) Öncesi Gerginlik
Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75&#8242;inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya çıkar.Bu kadınların yarısında yakınmalar hafiftir ve kişinin günlük yaşantısını etkilemez. Diğer yarısında ise depresyon da dahil olmak üzere çok daha ciddi şikayetler ortaya çıkar. (Premenstrüel Sendrom, PMS)
Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75&#8242;inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adet (Regl) Öncesi Gerginlik</strong></p>
<p>Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75&#8242;inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya çıkar.Bu kadınların yarısında yakınmalar hafiftir ve kişinin günlük yaşantısını etkilemez. Diğer yarısında ise depresyon da dahil olmak üzere çok daha ciddi şikayetler ortaya çıkar. (Premenstrüel Sendrom, PMS)</p>
<p>Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75&#8242;inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya çıkar.Bu kadınların yarısında yakınmalar hafiftir ve kişinin günlük yaşantısını etkilemez. Diğer yarısında ise depresyon da dahil olmak üzere çok daha ciddi şikayetler ortaya çıkar. Premenstrüel şikayetler fizyolojik ya da psikolojik olabilir ve kültürel farklılıklardan etkilenebilir. PMS hem fizyolojik hem de psikolojik olayların bileşkesidir. Çalışmalar değişik kültürlerden gelen kadınlarda farklı şikayetlerin ortaya çıktığını göstermektedir. Uzakdoğulu kadınlarda en sık rastlanılan şikayet ağrı iken gelişmiş batı toplumlarında depresyon en sık karşılaşılan bulgudur. Kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkileyen ve her ay görülen yakınmalar kadının kendine olan güvenini yitirmesine dahi neden olabilir.<br />
Fiziksel belirtiler<br />
PMS bulguları veren kadınların hemen hemen hepsinde memelerde hassasiyet ve hafif geçici kilo artışı saptanır.Diğer belirtiler ise sindirim sitemi bozuklukları, başağrısı, döküntüler, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, diş eti kanamaları, çarpıntı, denge bozuklukları, sıcak basmaları, ses ve kokulara aşırı hassasiyet, ajitasyon, uykusuzluk olarak sayılabilir. Adet kanamasının ağrılı ya da fazla olması yani dismenore PMS olarak değerlendirilmez.<br />
Duygusal belirtiler<br />
Duygusal hipersensitivite PMS de çok sık görülür. depresyondan endişeye ve aşırı sinirliliğe kadar pekçok değişik duygu durumu olabilir. Bazı kadınlarda hafif hafıza kaybı görülebilir. Konsantrasyon bozukluğu PMS&#8217;de nadir olmayan bir durumdur. Bazı kadınlarda görülen depresyon hali, huzursuzluk ve gerginlik tablosuna premenstrüel disforik bozukluk (PMDD) adı verilir.<br />
<em>cinsellik.gen.tr</em><br />
Nedenleri<br />
PMS nedenlrini bulmaya yönelik çalışmalar bu tablonun altında yatan faktörleri tam olarak ortaya koyamamıştır.Ancak bazı teoriler mevcuttur. Ovülasyonu baskılayan bazı hormonların verilmesi halinde PMS belirtilerinde gerileme olmaktadır. Buna göre üreme hormonları<span id="more-123"></span> PMS&#8217;ye neden olabilir, ancak bu rolün ne olduğu açıklanamamıştır. PMS&#8217;nin bu hormonlar ile sinirlerde iletimi sağlayan bazı maddelerin ortak hareket etmesi sonucu ortaya çıktığı yönünde güçlü bulgular vardır. En çok suçlanan maddeler GABA ve serotonin adı verilenlerdir. Bazı araştırmacılar ise kalsiyumve magnezyum dengesindeki bozukluğun PMS tablosuna yol açtığına inanmaktadırlar. Bu iki mineralin vücuttaki dağılımı sinir hücreleri arasındaki iletişimi etkileyerek tabloya neden olabilir. Bu araştırmacılar PMS&#8217;li kadınlarda magneyum eksikliği ya da kalsiyum fazlalığının şikayetleri yarattığını öne sürmektedirler. PMS etiyolojisinde öne sürülen bir diğer neden de stress hormonlarıdır.Bu hormonların fazlalığı şiakyetlerin daha yoğun yaşanmasına neden olabilir. PMS etiyolojisinde vücutta salgılanan hemen hemen tüm hormon ve maddeler suçlanmaktadır. Ancak kanıtlanmış bir neden bulunamamıştır.</p>
<p>Kimlerde görülür<br />
PMS tüm dünyada bütün kültürlerde rastlanılan bir durumdur.Yapılan bir çalışmada kadınların %88&#8242;inde değişik düzeylerde PMS bulgularına rastlanmıştır. Yaş arttıkça şikayetlerin şiddeti azalmakta ancak çocuk sayısı ile birlikte şiddet artmaktadır.Annesinde PMS olan kadınlarda da şikayetlere daha sık rastlanmaktadır. PMS bazı hastalıkların da şiddetini arttırabilir. Örneğin migreni olankadınlarda atakların büyük bir kısmı adet öncesi döneme rastlamaktadır. Yine şeker hastalarında kan şekeri düzeyleri ve insülin ihtiyacı adet öncesi dönemde değişiklikler gösterir. Astım atakları daha sık görülür ve pekçokkronik hastalık alevlenmeler gösterir. Bu dönemde kişinin çevresi ile olan uyumu bozulur işte veya evde ilişkide bulunduğu kişiler ve çocukları ile arası bozulabilir. Ergenlik dönemindeki genç kızlarda intihara olan eğilim artabilir. Yeme bozukluklarına rastlanabilir.</p>
<p>Tanı<br />
PMS tanısı pozitif bulgulara dayanmaz. Tanı için en güvenilir yol 2-3 ay süre ile şikayetleri kaydetmek ve şiddetlerini skorlamaktır. Şikayetler fiziksel ve ruhsalolarak ayrılmalı ve ne zaman başlayıp ne zaman bittiği düzenli şekil de kaydedilmelidir.</p>
<p>Tedavi<br />
PMS nedeni tam olarak bilinmediği için tedavisi de kesin değildir. Bu konuda çok değişik tedavi yaklaşımları mevcuttur.<br />
Diet: Azar azar ve sık sık yemek yemenin şikayetleri azalttığı yönünde raporlar vardır.Adet öncesi dönemde taze meyve ve sebze tüketilmesi, kırmızı et ve donmuş yağlardan uzak durulması, içinde katkımaddesiiçeren besinlerin tüketilmemesi bazen yararlı olabilmektedir. Aynı şekilde kafein ve alkol tüketiminin azaltılması da faydalı olabilmektedir.<br />
Egzersiz: yapılan bir çalışmada egzersiz yapmayan kadınlarda PMS&#8217;ye daha sık rastlandığı bulunmuştur. Hergün yapılan 30 dakikalık bir yürüyüş yararlı olabilir.<br />
Kalsiyum ve Magnezyum: Günlük 1200 mg kalsiyum alımının 3 ay sonunda şikayetleri yarı yarıya azalttığını bildiren bir çalışma vardır. Bazı kadınlarda ise magnezyum desteğinden fayda sağlanmışıtr.Ancak bu konuda kesin bulgular henüz yoktur.<br />
Vitaminler: A, E ve B6 vitaminlerinin PMS&#8217;ye neden olduğu ileri sürülmüş olsa da kesin olarak kanıtlanmış bir bulgu yoktur.<br />
Diğer tedavi seçenekleri arasında seratonin metabolizması ile ilgili ilaçlar, hormon ilaçları, antidepresan ve anksiyete gibi psikiyatrik ilaçlar, idrar söktürücüler, erkeklik hormonları sayılabilir ancak bunlardan hiçbirinin kesinleşmiş faydası yoktur.<br />
Diğer nadir tedavi yaklaşımları arasında ise psikoterapi ve akupunktur bulunur.</p>
<p><em>&#8220;Bu yazı Dr. Alper Mumcu&#8217;dan (<a href="http://www.cinsellik.gen.tr">www.mumcu.com</a>)  alınmıştır</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/adet-regl-oncesi-gerginlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geç Boşalmada Fiziksel Faktörler</title>
		<link>http://www.cinselask.com/gec-bosalmada-fiziksel-faktorler.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/gec-bosalmada-fiziksel-faktorler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2009 16:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinsellik.gen.tr/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Bu problemi olan erkeklerin genellikle ereksiyon kusuru veya cinsel isteksizlik problemleri yoktur. Dolayısıyla problemleri direkt olarak sertleşme sorunu ile alakalı değildir.
Boşalma birikme ve atılma olarak iki bölümde gerçekleşir. Birikme döneminde penisin kök kısmında meni birikir ve orgazmın yaklaştığı hisleri duyulur. Atılma döneminde penisin kökünde yer alan çizgili ve bulber kasları kasılır ve büyük zevk veren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-stretch: normal; font-size: 12px;">Bu problemi olan erkeklerin genellikle ereksiyon kusuru veya cinsel isteksizlik problemleri yoktur. Dolayısıyla problemleri direkt olarak sertleşme sorunu ile alakalı değildir.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-stretch: normal; font-size: 12px;">Boşalma birikme ve atılma olarak iki bölümde gerçekleşir. Birikme döneminde penisin kök kısmında meni birikir ve orgazmın yaklaştığı hisleri duyulur. Atılma döneminde penisin kökünde yer alan çizgili ve bulber kasları kasılır ve büyük zevk veren orgazmdan sorumludur. Maalesef, bu ikinci (atılma) dönemi istemli (kontrolümüzde olan) sinir sisteminin kontrolündedir. Böylece bir erkek ejakulasyonu engelleyebilir. Bilinçli ve bilinç altı düşünceler bu olayı etkiler. </span></p>
<p><span style="color: #000000; font-stretch: normal; font-size: 12px;">Adalelerini kasılmış olarak tutmak için sürekli gergin hisseden bir erkek aynı zamanda penis<span id="more-240"></span> kökündeki adaleleri de kontrol etmek için çok gayret etmektedir ve genel olarak rahatlamak, gevşemek için uygun bir yol bulunması gerekmektedir.<br />
Fiziksel sebepler arasında şeker hastalığı, sinir hasarı, prostat hastalığı, idrar yolu daralması, boşalma zorlukları olabilir ve bu durum tıbbi tedavi gerektirir. Bazı ilaçlar örneğin: beta blockerlar ve bazı anti-depresanlar boşalmaya engel olabilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/gec-bosalmada-fiziksel-faktorler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolata Kisti (Endometriozis)</title>
		<link>http://www.cinselask.com/cikolata-kistiendometriozis.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/cikolata-kistiendometriozis.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 14:34:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinsellik.gen.tr/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Rahim (uterus) içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası &#8220;endometrium&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması &#8220;endometriozis&#8221; hastalığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rahim (uterus) içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası &#8220;endometrium&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması &#8220;endometriozis&#8221; hastalığı olarak adlandırılır. Bu durum en sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boşlukta (Douglas boşluğu), vajen ile barsağın son<span id="more-238"></span> bölümü arasında, barsakların yüzeyinde, tüplerin üzerinde veya çevresinde, rahmi tutan bağların ve mesanenin üzerinde veya karın zarı yüzeylerinde, cerrahi yaralarda, dikişli doğum esnasında açılan kesilerde, çok nadir olarak da göbek deliği ,burun zarı gibi uzak organlarda görülür. En sık görüldüğü yer %75 oranıyla yumurtalıklardır.</p>
<p>Rahim iç tabakası adet döngüsünün seyrinde her ay kalınlaşan ve belli bir süre sonucunda kanamasıyla vücut dışına atılan bir dokudur. Rahim iç tabakası rahim yüzeyi dışında bir yere yerleştiğinde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlaşma gerçekleşir ve yine kanamayla bu doku uzaklaştırılmaya çalışılır. Endometriozis hastalığının yerleştiği dokular vajinayla dış ortama açılan rahimin aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sitemin içine (genellikle karın boşluğuna olur veya yumurtalık dokusu içine olur ki bu ilerleyen süre içinde burada endometrioma diğer adıyla çikolata kisti adı verilen yumurtalık kistlerine neden olur.) olur. Bu oluşan iç kanamalar iç bölgelerde yapışıklıklara neden olur ve buna bağlı belirtiler meydana gelir. Bu iç kanama miktarı çok az miktarda oluştuğundan hayati tehlike taşımaz.</p>
<p><strong>Kimlerde sık görülür?</strong></p>
<p>Endometriozis üreme çağındaki kadınların hastalığı olarak kabul edilir. Hiç şikayeti olmayan ve başka bir nedenle değerlendirilen bir kadında saptanabilir. Tüm kadınların %3-5&#8242;inde, çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerin %40&#8242;ında saptanmaktadır. Birinci derece akrabalarından birinde endometriozis saptanmış bir kadında hastalığın görülme olasılığı yaklaşık 7 kat daha fazladır. Endometriozis çok nadir olarak menopozdaki kadınlardan ve çok geç hastalarında görülmektedir. Hatta literatürde erkelerde de görülebildiği bildirilmiştir.</p>
<p><strong>Neden oluşur?</strong></p>
<p>Hangi faktörlere sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir. Nedeni açıklamaya yönelik çeşitli teoriler öne sürülmektedir. En fazla kabul gören iki görüş genetik olarak yatkınlığı bulunan kadınlarda, karın içerisinde yer alan belirli yüzeylerde veya dokularda hücrelerin yapısal değişikliği uğraması ve rahim iç tabakası gibi davranmasıdır; diğer ise rahim iç tabakasının (endometrium) fallop tüplerinden karın içine taşınmasıyla oluşur ki bu teoriye retrograd mesturasyon teorisi denir. (olabilmesi daha mümkün ve mantıklı olan teoridir.)</p>
<p><strong>Nasıl belirti verir?</strong></p>
<p>Endometriozis hastalarında en sık karşılaşılan şikayet adetlerin aşırı derecede ağrılı olmasıdır. Ağrının şiddetinde giderek artan bir düzen izlenir. Ağrının nedeni endometriozis odaklarında salgılanan prostoglandin adı verilen bazı maddelerin etkisiyle rahimde ortaya çıkan kasılmalardır. Ancak ağrının şiddeti ile hastalığın derecesi arasında bir ilişki yoktur. Hafif derecede bir endometriozis şiddeti ağrılara neden olabileceği gibi ileri derecede bir endometriozis olgusunda çok hafif adet sancısı görülebilir hatta hiç bir ağrı olmayabilir. Bununla beraber sancıların daha erken başlaması ve daha uzun sürmesi hastalığın evresinin ilerlediğine işaret edebilir. Ağrı tipik olarak adetten birkaç gün önce başlar ve adet kanaması ile birlikte en üst düzeye ulaşır ve kanama boyunca devam eder. Hatta zaman zaman bu ağrılar ağrı kesici ilaçlara cevap vermeyebilir. Adet sancısı dışında endometriozisde kronik kasık ağrıları ve bel ağrıları da olabilir. Bu ağrılar bacaklara doğru da yayılım gösterebilir.</p>
<p>Endometriozis, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Bu duruma endometriozis hastaların çoğunda kanama bozukluğuna rastlanmaz. Ancak adet öncesi görülen kahverengi lekelenme şeklinde kanamalar endometriozis için tipiktir.</p>
<p>Endometriozis hastaların büyük kısmı çocuk sahibi olamama nedeni ile doktora müracaat ederler. Genel olarak kısırlık şikayeti bulunan kadınların yaklaşık %10-20 sinde değişik düzeylerde endometriozis bulunmaktadır. Endometriozis ve kısırlık arasındaki ilişki tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Özellikle hafif ve orta derecede endometriozisin kısırlığa neden olup olmadığı tartışmalıdır. Bununla beraber en sık kabul gören teori endometriozisin pelvis boşluğu içinde bir tür inflamasyona neden olarak bazı maddelerin salınımına yol açtığı ve bu maddelerin ve follikül ve yumurta gelişimi üzerinde olumsuz etkilerin olduğudur. Karın zarında salgılanan bu maddelerin yumurta ve sperm bilerleşmesi, tubal fonksiyon ve hatta döllenmiş yumurtanın endometriuma implante olması üzerinde de olumsuz etkilerinin olabileceği ileri sürülmektedir. Bir başka düşünceye göre ise hafif derecede endometriozis kısırlığa neden olmamaktadır. Bu hastalarda kısırlığın ana nedeni kötü sperm kalitesi ovülasyon bozukluğu gibi bilinen başka bir patoloji ya da açıklanamayan infertilite (kısırlık) olgularında olduğu gibi bilinmeyen nedenleridir. Endometriozis sadece tabloya eşlik eden ek bir patolojidir.</p>
<p>Öte yandan şiddetli endometriozis kısırlığın bilinen bir nedenidir. Ortaya çıkan yapışıklıklar ve anatomik bozukluklar üreme sisteminin normal fonksiyonunu bozarak fertilizasyon problemlerine neden olurlar. Yapışıklık olmasa bile çikolata kistleri normal ovülasyonu bozarak kısırlığa yol açabilir.</p>
<p><strong>Neden çikolata kisti:</strong> Birikmiş kan kalıntılarının rengi zaman geçtikçe kırmızıdan kahverengine ve siyaha doğru değişim gösterir. Endometrioma yumurtalık dokusu içinde bu eski kanın birikmesiyle oluşur ve bu kistin içinde bulunan görünüm olarak sıvın çikolatayı andırır.</p>
<p><strong>Endometriozis ile birlikte görünebilen yakınma ve bulgular</strong></p>
<p>-  Kronik pelvik ağrı<br />
-  Adetlerin sancılı olması (dismenore)<br />
-  Kısırlık<br />
-  Dış gebelik<br />
-  Ağrılı cinsel ilişki (disparonia)<br />
-  Bel ağrısı<br />
-  Sırt ağrısı<br />
-  Bacaklarda ağrı<br />
-  Bulantı-kusma<br />
-  Karın ağrısı<br />
-  Kabızlık ya da ishal<br />
-  Makata vuran ağrı<br />
-  Kanlı dışkı<br />
-  Makadi kanama<br />
-  Kuyruk sokumuna doğru ağrı<br />
-  İdrarda kan<br />
-  İdrar yaparken yanma<br />
-  Yan ağrısı<br />
-  Sık idrara çıkma<br />
-  Adet kanamasıyla eş zamanlı burun kanamaları ya da vücudun çeşitli yerlerinde kanama ve morarmalar.</p>
<p><strong>Nasıl tanı konur ?</strong></p>
<p>Endometriozisin tanısı lezyonların direk olarak görülmesi ve patolojik olarak incelenmesi ile konur. Yani kesin tanı için cerrahi şarttır. Öyküde endometriozisden kuşku duyulan hastalarda kısırlık problemi de varsa mutlaka tanısal laparoskopi yapılmalıdır. Laparoskopi sırasında karın zarı, rahim, douglas boşluğu, tüpler gibi tüm pelvis içi oluşumlar gözlenerek küçük endometriozis odaklarının varlığı araştırılırken şiddetli olgularda yapışıklıklar izlenir.</p>
<p>Endometriozis tanısında en önemli tanısal testlerin başında ultrasonografi gelir. Ancak ultrasonografi yumurtalıklarda yerleşmiş çikolata kistlerinin tanınmasında yararlıyken pelvik endometriozis hakkında bilgi vermede yetersizdir. Yumurtalık içinde derinde yerleşmiş endometriomalar laparoskopide gözden kaçabilir ancak bu kitleler dikkatli bir ultrasonografik inceleme ile kolaylıkla fark edilebilir.</p>
<p>Ultrasonografi incelemesinde endometriomalardan kuşku duyulan olgularda kanda Ca-125 adı verilen bir markerın bakılması sonucu tanının desteklenmesi açısından önemlidir. Yumurtalıktan köken alan bazı kanserlerde salgılanan bu tümör belirteci endometriozis varlığında da artmaktadır ancak kan düzeyi habis hastalıklarda olduğu kadar yükselmemektedir.</p>
<p><strong>Evreleri</strong></p>
<p>Endometriozis hastalığının yerleştiği bölge, yayılımı, derinliği ve büyüklüğüne göre evrelendirilir. Evre 1 minimal hastalığı, evre 2 hafif, evre 3 orta ve evre 4 ise şiddetli endometriozisi ifade eder. Hastalığın evresi ile yarattığı şikayetler arasında direkt bağlantı yoktur.</p>
<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong></p>
<p>Endometriozisin kesin kalıcı tedavisi yoktur. Uygulanan tedavilerin amacı ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler endometriozisin östrojene bağımlı bir hastalık olması prensibine dayanır. Hamilelik ve menopoz endometriozis oluşumunu engelleyen iki doğal durumdur. Hormonal tedavilerde amaç bu iki doğal durumu taklit etmektir. Her iki durumda da endometrium üzerindeki östrojen etkisi ortadan kalkacağından yanlış yerde yerleşmiş olan endometrial dokunun da baskılanması beklenir.</p>
<p>Gebelikte görülen hormonal durumu taklit etmek için doğum kontrol hapları kullanılırken, menepozu taklit etmek amacıyla danazol ya da GnRH analoğu adı verilen ilaçlar kullanılmaktadır. 3-6 ay süren bu tedavide kan östrojen düzeyi doğal menopozda olduğu gibi düşük seviyelere inmektedir. Genellikle ayda bir kez yapılan enjeksiyonlar şeklinde uygulanan GnRH analog tedavisi oldukça pahalı bir tedavi şeklidir. GnRH anaolgları uzun süreli kullanımda kemik erimesi, ateş basması gibi menopoz sonrası görülen yakınmalara neden olabileceğinden östrojen içeren ilaçlar ile birlikte verilebilir. Add-back tedavi adı verilen bu durun tezat gibi görülebilir. Ancak amaç kan östrojen düzeyini endometriozisi baskılayacak kadar düşük ve kemik erimesine neden olmayacak kadar yüksek bir aralıkta tutmaktır.</p>
<p>Yapılan çalışmalar endometriozisde uygulanan tıbbi tedavilerin ağrıyı gidermede etkili olduğu ancak infertilite üzerinde olumlu bir etkisinin olmadığının göstermektedir. Bu nedenle kısırlık nedeni ile başvuran hastalarda tıbbi tedavi önerilmez.</p>
<p>Şiddetli endometriozis olgularında tercih edilmesi gereken tedavi yaklaşımı cerrahidir. Özellikle laparoskopik cerrahi tekniklerde yaşanan gelişmeler bu hastaların etkili bir şeklide tedavi edilmelerine olanak sağlamaktadır. Örneğin; çikolata kisti çıkartılan hastaların %50&#8217;si 6 ay içinde tedaviye gerek kalmadan hamile kalmaktadır. Anatomik düzenin yeniden sağlanması hem ağrının giderilmesinde hem de üreme potansiyelinin arttırılmasında son derece önemlidir.</p>
<p><strong>Yardımcı üreme teknikleri:</strong></p>
<p>Kısırlık nedeniyle tedavi edilen bir kadın cerrahi sonrası 6 ay içinde kendiliğinde hamile kalamamış ise bir sonraki seçenek yardımcı üreme teknikleridir. Eğer tüpler açık ise aşılama denenebilir. Aşılamanın da başarısız olduğu durumlarda ise son alternatif tüp bebek uygulanmadır. Bu grup hastalarda özellikle büyük çikolata kisti çıkarılmış ise yumurtalıkların rezervinde bir azalma beklenebilir. Ayrıca bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı bu endometriozis olgularında döllenme oranlarında düşüklük görülebilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/cikolata-kistiendometriozis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtaj Nedir? Kürtaj Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>http://www.cinselask.com/kurtaj-nedir-kurtaj-hakkinda-bilinmesi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.cinselask.com/kurtaj-nedir-kurtaj-hakkinda-bilinmesi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 15:50:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cinsellik.gen.tr/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik Küretajı rahim içine yerleşmiş olan gebeliğin kendi isteğinizle veya tıbbi zorunluluk nedeni ile yazılı onayınız alınarak çeşitli yöntemler ile sona erdirilmesidir.
Müdahale öncesi değerlendirme:
İsteğe bağlı olarak küretaj yaptırmak isteyen kadın için ilk adım hamile olduğunu öğrendiği anda veya adet gecikmesi olduğunda bir Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurarak hamile olup olmadığını öğrenmek,hamile ise gebeliğinin kaç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik Küretajı rahim içine yerleşmiş olan gebeliğin kendi isteğinizle veya tıbbi zorunluluk nedeni ile yazılı onayınız alınarak çeşitli yöntemler ile sona erdirilmesidir.</p>
<p><strong>Müdahale öncesi değerlendirme:</strong></p>
<p>İsteğe bağlı olarak küretaj yaptırmak isteyen kadın için ilk adım hamile olduğunu öğrendiği anda veya adet gecikmesi olduğunda bir Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurarak hamile olup olmadığını öğrenmek,hamile ise gebeliğinin kaç haftalık olduğunu ultrasonografi ile kesinleştirmektir.</p>
<p>İkinci aşama olarak hekiminiz genel ve kadın hastalıkları açısından sağlık durumunuzu değerlendirilecek küretaja mani olacak herhangi bir sağlık sorununuz olup olmadığına bakacaktır.</p>
<p><strong>Kimler kürtaj yaptırabilir:</strong> Her kadın küretaj olabilir. Evli olup <span id="more-236"></span>olmamak önemli değildir.</p>
<p>Tıbbi zorunluluk varsa (anormal bebek veya gebelik annenin hayatını tehlikeye sokuyorsa gibi )gerekli kanuni dökümanlar hazırlanarak her aydaki bebek alınabilinir.</p>
<p>Eğer uygun konumda iseniz hekiminiz kullanılacak cerrahi teknik, anestezi,müdahalenin nerede yapılabileceği gibi sizin durumunuza uygun detayları açıklayacaktır.Risk ve masraflar gibi değerlendirilmesi gereken ilave etkenler,cerrah ile bu esnada tartışılmalıdır.</p>
<p>Kadın için gebeliğin sona erdirilmesindeki en önemli aşama duygusal kararlılıktır.Sosyal konumunuz, ekonomik koşullarınız,gelecek yaşantınız , partnerinizin pozisyonu ve fikride önemli rol oynamaktadır.Bu yüzden kararınızı bütün koşulları değerlendirerek kesin bir şekilde vermeniz daha sonraki ruhsal durumunuz için gereklidir.</p>
<p>Her yıl başarıyla binlerce küretaj yapılmaktadır.Buna rağmen sizin bu cerrahinin muhtemel riskleri hakkında bilgilendirilmiş olmanız gerekir.</p>
<p>İnfeksiyon ve parça kalması gibi ameliyat sonrası rizikolar nadirdir ve tedavi edilebilir.Bütün cerrahi ameliyatlar (cilt kesisi dikilmesi, diş çekilmesi, abse boşaltılması dahil ) bazı riskler içerir.Bu nedenle kararınızı kesinleştirmeden önce hekiminizle mutlaka görüşünüz. Komplikasyon riski, operasyon sonrası ve takiplerinizde doktorunuzun tavsiyelerine yakından uyarak azaltılabilir.</p>
<p>*Daha evvel gebe kalmamış bir kadının küretaj olması veya küretajın kaçıncı küretaj olduğu kadının daha sonra gebe kalmasını normal koşullar altında etkilemez.</p>
<p><strong>Cerrahi yöntem;</strong></p>
<p>Doktorunuzun önerileri ve sizinde isteğiniz doğrultusunda doktorunuzun ofisinde veya hastanede müdahaleniz yapılabilir.</p>
<p>Küretaj müdahaleleri genelde hastanın koşulları uygun ise genel anestezi ile bazen de lokal anestezi ile yapılır.</p>
<p>Eğer genel anestezi uygulandıysa tüm müdahale boyunca uyuyacak ve hiç bir şey hissetmeyeceksiniz tek hissedeceğiniz şey anestezi vermek için kolunuza yapılacak basit bir iğne olacaktır.</p>
<p>Lokal anestezi uygulanacaksa gerekli hastalarda yatıştırıcı uygulayarak hastanın gerginliği azaltılır.Lokal anestezide rahim ağzı uyuşturulur hasta gebeliğin boşaltılması sırasında hafif bir karın ve kasık ağrısı duyabilir.</p>
<p>Gebeliğin sonlandırılmasında genelde uygulanan iki yöntem vardır.En sık kullanılanı vakum aspirasyonu ile gebeliğin emilerek boşaltılmasıdır.Daha nadir olarak kullanılanı ise küretaj kaşıkları ile kazıma yöntemidir.</p>
<p>Operasyon gebeliğin büyüklüğüne bağlı olarak yaklaşık 5 ila 10 dakika arasında sürmektedir.</p>
<p>Operasyon sonrası olabilecek ağrı ilaçla rahatlıkla kontrol edilebilir, zaten adet sancısı benzeri bir ağrınız olucaktır.Eğer genel anestezi aldıysanız operasyondan hemen sonra uyanırsınız,5 dakika sonrada uyku sersemliği kaybolur ve ayağa kalkarsınız ve yaklaşık yarım saat sonrada eve gidebilirsiniz.</p>
<p>Operasyon sonrası ikinci saatte kendinizi tamamen normal ve gündelik yaşantınıza &#8211; işinize dönebilecek hissedersiniz,ve bir-iki saat gündelik düzeninize -işinize dönebilirsiniz.</p>
<p>**Eğer kan gurubunuzdaki Rh faktörünüz NEGATİF ise ve partnerinizin kan gurubundaki Rh faktörü POZİTİF veya partnerinizin kan gurubunu bilmiyorsanız hekiminizin size yazacağı Anti-D iğnesini müdahaleden sonraki ilk 72 saat içinde yaptırmanız doğurmak istiyeceğiniz gebeliklerinizde oluşabilecek kan uyuşmazlığını engelliyecektir!</p>
<p>**Eğer tıbbi zorunluluk nedeniyle (düşük, cansız gebelik, anomalili bebek gibi nedenlerden) küretaj oluyorsanız,küretaj sırasında elde edilen materyali hekiminizden bir patoloğa göndermesini isteyiniz. Gelecek sonuç bir daha aynı şeyle karşılaşmanızı engellemeye yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Operasyon sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar:</strong></p>
<p>-2 ila 3 gün süre ile adet kanaması tarzında kanamalarınız olucaktır.(Bu süre gebeliğin haftasına göre biraz artabilir veya azalabilir.),</p>
<p>Eğer kürtaj sonrası hemen kanamanız olmazsa bir hafta sonra gibi bir zaman sonra hafif bir ağrı ile yukarıda bahsedilen kanama olacaktır merak etmeyiniz.</p>
<p>-Bu süre içinde gene adet kanaması dönemindekine benzer karın ve kasık ağrılarınız olabilir, bu ağrılarınızı hafifletmek için her hangi bir ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz.</p>
<p>-Bundan sonraki adet kanamanız yaklaşık 3 ila 6 hafta sonra olacaktır.Gebelik gibi özel bir durum oluşup sonlandığı için normal zamanında gelmeyebilir.</p>
<p>Bu süre içerisinde (yeniden adet kanaması görene kadar);</p>
<p>-Küvete, havuza, denize girmek yasaktır (operasyon günü dahil duş alabilirsiniz ,amaç vajene su ve bu gibi mikrop kapmayı sağlayabilecek şeylerin girmesini engellemektir).</p>
<p>-Deniz veya havuza girmeniz gerekirse (yaz mevsimi veya diğer nedenlerden dolayı) en erken küretajdan 10 gün sonra suya gireceğimiz sürece tampon kullanarak girebilirsiniz.Tamponu en fazla 30-40 dakika kullanınız ve sadece suya girerken kullanınız.!</p>
<p>Tampon kullanmak normalde yasaktır.</p>
<p>Cinsel ilişki 1 hafta kesinlikle yasaktır.( Daha sonra prezervatif kullanılarak ilişkiye girilebilinir.Bu sizi mikrop kapmaktan ve hamile kalmaktan koruyacaktır )</p>
<p>- Taze kanamanız ( burnunuz kanadığındaki veya parmağınız kesildiğindeki gibi ) olursa</p>
<p>- Ateşiniz çıkarsa doktorunuza haber veriniz. (derece ile ölçüp bildiriniz )</p>
<p>-Müdahaleden sonra sıvı gıdalar ve içecekler hemen içilebilinir, bulantı olmazsa daha sonra normal beslenmeye geçilebilir.</p>
<p><strong>Kullanacağınız ilaçlar;</strong></p>
<p>-Antibiyotik. Sabah 1 adet ,Akşam 1 adet yutulacak(tok karına,5 gün süre ile)</p>
<p>-Gerekirse herhangi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz</p>
<p>-Müdahaleden 1 hafta sonra kontrol randevusu alıp kontrole gitmeniz gerekmektedir.</p>
<p>-İstenmeyen bir gebelikle karşılaşmamak için doktorunuzdan size uygun doğum kontrolü yöntemini uygulamasını isteyiniz.</p>
<p>-Tekrar gebe kalmak isterseniz vücudunuzun eski fonksiyonlarına tamamen kavuşması için 2-3 aylık bir süre beklemeniz tavsiye edilir.</p>
<p>-Kendi sağlığınız açısından rutin jinekolojik kontrollerinizi yaptırmanız, her 6 ayda bir smear testinizi (Rahim ağzı kanseri için kontrol testi) yaptırmayı ihmal etmemeniz gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cinselask.com/kurtaj-nedir-kurtaj-hakkinda-bilinmesi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
